Film

Tarih: | Yazar: Seçil Çetinkaya

7

Blade Runner (Bıçak Sırtı)

Tyrell şirketinin ürettiği replicantlar dünya dışında köle gibi kullanılmaktadır. Nexus 6 modeli olan replicantlar bu gidişe dur diyerek bir ayaklanma başlatır ve birkaçı kaçırdıkları uzay gemisi ile dünyaya gelir. Amaçları kısa olan ömürlerini uzatabilecek bir yol bulmak amacıyla yaratıcıları Eldon Tyrell’e ulaşmaktır. Bunun üzerine Deckard isimli eski polis, replicantları bulup onları emekliye ayırmak üzere görevlendirilir. Replicantlar insana benzeyen genetik mühendisliği mucizeleridir. Bu sebeple onları insanlardan ayırt etmek için Voight-Kampff testi uygulanır. Tyrell’in yardımcısı Rachael’a da bu testi uygulayan Deckard onun da bir replicant olduğunu anlar. Ancak Rachel farklı bir model olduğundan anılara sahiptir. Bu yüzden kendisinin bir replicant olduğunun farkında değildir. Ne yazık ki anıları Tyrell’in yeğenine aittir. Deckard Rachael’ın durumuna üzülse de yakalaması gereken 4 replicant vardır. Yüzbaşı Bryant, Rachel’ın da yok edilmesi gerektiğini söyler.

voightkampff

Deckard ve Voight-Kampff Cihazı

Uzun zamandır kült bilim kurgu filmlerini izlemek konusunda geç kaldığımı düşünüyordum. Geçtiğimiz ay bunlardan bir iki tanesini izleme şansım oldu. Blade Runner da bunlardan birisi. Filmi önce telefonumdan izlemeye başladım ve ilk 20 dakikasında beni çok etkiledi. Genel olarak durgun yapıda bir film olsa da filmi izlemeyi bitirdiğinizde bıraktığı etki büyük. Aksiyondan çok felsefi bilim kurgu sevenlere tavsiye edilebilecek bir film.

Phillip K.Dick’in “Android’ler Elektrikli Koyun Düşler Mi?” isimli romanından uyarlanan film Ridley Scott’ın yönetmenliğinde 1982 yılında çekilmiş. Maalesef Phillip K.Dick filmin gösterimine kısa bir zaman kala ölmüş. O da, değeri öldükten sonra daha iyi anlaşılan yazarlardan biri olarak bilim kurgu tarihine geçmiş. Tıpkı Blade Runner’ın zamanında gişede hayal kırıklığı yaşayıp zamanla kült filmler arasına girmesi gibi. Kitabı okumayan biri olarak kitap ve film arasında karşılaştırma yapamadım. Kitabın devamı olarak Edge of Human adında K.W Jeter tarafından yazılmış 1995 tarihli bir roman daha bulunmakta.

Filmin isminin neden Blade Runner olduğu konusu uzun hikaye gerçekten. Blade Runner aslında Alan Edward Nourse isimli bir yazarın bilim kurgu kitabının adı. Kitapta gizli yürütülen medikal operasyonlar için gerekli malzemeyi temin eden Billy Gimp, Blade Runner olarak isimlendirilmiş. (Sözlükte baktığımızda blade’in yaprak, runner’ın ise  kaçakçı anlamına da geldiğini görüyoruz.)  William S.Burroughs bu kitaptan film çekilir düşüncesi ile kısa bir hikaye oluşturuyor. Fakat kitabın filmi çekilmiyor. Daha sonra Blade Runner filmi için ilk senaryoyu yazan Hampton Fancher ile Ridley Scott’ın görüşmeleri esnasında Deckard’ın yaptığı iş dolayısıyla ‘detektif” olarak çağrılmasının çok basit olacağı ve filme güzel bir isim bulmaları gerektiği gündeme geliyor. Ve Hampton, Alan Edward Nourse’ın Blade Runner ifadesini Deckard ve filmin ismi için tavsiye ettiğinde Ridley Scott bunu çok beğeniyor. İsim hakları satın alınıyor. (Sonrasında Hampton’ın senaryosu kullanılmasa da filme büyük bir katkıda bulunmuş.)  Ridley Scott’a göre filmin adı Deckard’ın karakterine de uyuyor. Çünkü onun insanlık ve insaniyetsizlik arasında gidip gelen karakterini temsil ediyor. Ben yine de ‘Blade Runner’ın basit ve yanlış bir isim olduğunu düşünüyorum. Film adını, replicantları yakalayan polis biriminden değil replicantlardan almalıydı. Çünkü klon kurgusu içinde geçen hikayelerde çoğunlukla olduğu gibi burada da kimlik tartışması ve klonların hakları söz konusu. Böyle söyleyince klonları masum sanmayın:) Hepsi çok güçlü,hızlı ve insanları hiç acımadan öldürebiliyorlar. Deckard’ın klonların başı olan Roy Batty ile olan mücadelesinde kesinlikle Batty’e bahse girersiniz. Bana göre filmin en silik karakteri Harrison Ford tarafından canlandırılan Deckard.

street

2019’da Los Angeles

Film fütürist ve karamsar kurgusuyla tam bir distopyayı anlatıyor. Muhteşem sahnelerin çekimi için Warner Bros stüdyolarının sokakları bir metropole dönüştürülmüş. Los Angeles’taki Bradbury Binası da çekimlerde kullanılmış. Eleştirmenler bu göz alıcı metropol sahnelerinin filmde aksiyon havası yarattığını düşünüp filmi kötü yönde eleştirmişler ki haklılar da. Ben de filme başladığımda kovalamacanın bol olduğu biraz da esprili bir film bekliyordum. Ama beni çok şaşırttı. Evet kovalamaca sahneleri vardı ama karmaşık ve çok yavaş yapıdaki bu senaryoda insan bambaşka yerlere takılıyor esasen. Bu filmde olaylar değil sahneler kazınıyor insanın aklına. 2007 yılında Görsel Efekt Derneği tarafından tüm zamanların en etkileyici 2. filmi seçilmesi boşuna değil. (1. film Star Wars)

Peki nasıl bir dünya ile karşı karşıyayız 2019’un Los Angeles’ında? Şehrin sokakları tasarlanırken HongKong referans alındığından adeta bir Çin mahallesinin gelecekteki halini görüyoruz. Reklamlar, sokak yazıları ve insanlar hep Çinli. Çin yemeğini unutmamak lazım.  Elini sallasan bir genetik mühendisine çarpabilir. Herkes kendisine bir şeyler kopyalayabilecek kapasitede sanki. Gerçek yılan çok kıymetli bir şey gelecekte. Çünkü onun da kopyası kullanılıyor şov amaçlı olarak. Hatta belki gerçek hayvan bulmak bile zor olabilir. Şehirde her yer ışıklı ve büyük markaların reklamları ile dolu. Bir inanışa göre filmde isimleri görülen markalar lanetlenmiş ve zamanla değer kaybetmiş. Mesela Atari bunlardan biri.

owl_bladerunner

Replicant Baykuş

Blade Runner’ın yedi farklı sürümü varmış. Ben hangisini izledim bilmiyorum ama Wikipedia’da bahsedilen dış ses ve Deckard’ın da bir replicant oluşuna dair işaretleri hatırlamıyorum. Ya da hiç farkına varmamışım. Senarist ve Harrison Ford Deckard’ın kesinlikle bir replicant olmadığını söylerken yönetmen Ridley Scott’a göre o bir replicant.  Ben Harrison Ford’a katılıyorum Deckard kesinlikle replicant değil. Çünkü replicantlar kadar bile ruhu yok. Nasıl da sevmemişim Deckard’ı:) Öyle ruhsuz oynamış ki bitse de gitsek havasını tüm film boyunca hissettiriyor. Imdb’de Rachel rolünü canlandıran Sean Young’ın bir ifadesi bana hislerimde yanılmadığımı gösterdi.“Harry, o bu filmde hiçbir zaman mutlu değildi. Tek mutlu olduğu zaman ona bittiğini söyledikleri zamandı.”

rachel_br

Rachel

Harrison Ford’un aksine diğer oyuncuların performansları ise muhteşem. Özellikle Roy Batty rolünü canlandıran Rutger Hauer ve Pris rolünde Daryl Hannah. Roy Betty’nin replikleri filmde önemli bir yer tutuyor. Bize replicantların ruh halini yansıtan onun cümleleri. Daryl Hannah ve Sean Young ise o zamanlar tanımayan oyuncular olarak gerçekten iyi iş çıkarmışlar. Zaten Sean Young’ın konuşmasına bile gerek yok sigara içişi yeter.

Blade Runner için bir devam filmi gündemde. Okuduklarıma göre 2016 ‘dan önce devam filmini göremeyeceğiz. Harrison Ford yine film kadrosunda. Sean Young’ın da beni dahil etmezseniz küserim konuşmam tarzında dedikoduları çıkmış ama yalanlanmış. Katty Perry ise Rachel rolüne talipmiş.

Yine bir Phillip K.Dick romanı olan We Can Remember It For You Wholesale 2012’de ikinci kez sinemaya uyarlanmış (Gerçeğe Çağrı) ve ilk versiyonuna göre beni büyük hayal kırıklığına uğratmıştı. Umarım Blade Runner’ın devamı ilkinden de iyi olur ve Harrison Ford istekli oynar:)

Roy_Batty

Roy Batty

Roy Batty’nin muhteşem tiradı ile son verelim.

« “Siz insanların aklının almayacağı şeyler gördüm. Orion’un yamaçlarında yanan hücum gemileri, Tannhauser geçidinin yakınında karanlıkta parıldayan C-ışınlarını seyrettim. Tüm o anlar zamanla kaybolacaklar, tıpkı yağmurdaki gözyaşları gibi. Ölmek…zamanı” »

Kaynaklar:
http://en.wikipedia.org/wiki/The_Bladerunner
http://en.wikipedia.org/wiki/Blade_Runner_(a_movie)
http://en.wikipedia.org/wiki/Blade_Runner
http://www.imdb.com/name/nm0000707/bio?ref_=nm_dyk_qt_sm#quotes
http://scifi.stackexchange.com/questions/20977/why-did-they-name-the-movie-blade-runner

 

Etiket: , , , , , ,


Yazar Hakkında

1984 doğumlu. Evli.Tenten'in annesi. Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisi olmasına rağmen çok sevdiği denizi bırakıp yerleşik hayata geçti. 2009'dan beri yazılım sektöründe test mühendisi olarak çalışıyor. Bilim kurguyu, kitapları ve hayvanları çok seviyor.



  • Gerçekten güzel bir yazı olmuş. Bu arada filmde silik bir karakter olsa da evi kendi ürettiği robotlarla dolu olan doktorun “Dr. Eldon Tyrell” Joe Turkel’in bana göre en iyi oyunculardan birisi olduğunu söylemeden geçemedim 🙂 Devam filmi yapılırsa berbat olur diye düşünüyorum 🙂 İyi çalışmalar dilerim.

    • Seçil Çetinkaya

      Teşekkürler. Ben de devam filmine gerek olmadığını düşünüyorum. Aynı kurguda farklı filmler çekilebilir belki.

  • Sedat

    Film öyküsünden öte dekorlarıyla, efektleriyle, mükemmel ve kendine özgü anti-ütopik atmosferiyle ve tabi karakterleriyle gayet sıradışı, etkileyici, görkemli. Romandan farklı olsa da sonu son derece başarılı, verdiği mesaj yerinde ve etkili.

    Romanla kıyaslarsak, robot ev hayvanları vb. detaylara filmde yer verilmeyişi kötü olmuş. Ayrıca, romanda evli olan Deckard, filmde bir yalnız kurt olarak tasvir edilmiş ve bu sayede filmi daha etkileyici kılan, insan-android arası romantik ve dramatik bir ilişki kurulmuş.

    Bu arada, yanlış anımsamıyorsam romanda yapay insanlarımız, basitçe robot anlamında kullanılan Android sözcüğü ile anılıyorken filmde replicant terimi, gayet de isabetli biçimde kullanıma alınmış.

    Blade Runner anlatmakla bitmez, lakin filmin romandan daha etkileyici olduğunu, özellikle replicantların sayısı ile ilgili ikilemin dikkatli izleyiciler tarafından kaçırılmaması gerektiğini belirtmek isterim. Ayrıcaaaaaa, filmin 6 ya da 7 farklı versiyonu mevcut. ben iki tanesini izleyebildim. bu versiyonlar, alternatif sonlar ile kesilip alınmış sahnelerden (deckard’ın onicorn rüyası gibi) oluşan farklı kombinasyonları içeriyor.

  • Sedat

    düzeltme: Unicorn sözcüğünü Onicorn yazmışım az evvel 🙂

    Bu arada, Sayın Makale Yazarının “total recall” yorumuna katılıyorum. ikinci uyarlama kesinlikle ilkine kıyasla kötüydü. zaten yeniden uyarlamalar genellikle düş kırıklığıdır. Solaris’te ve Robocop’ta bunu yaşadık, umarım Blade Runner da bu gruba katılmaz.

    • Seçil Çetinkaya

      Robocop’u izlemedim bile. Hiç içimden gelmedi açıkçası. Son zamanlarda çıkan filmlerde bilim kurgu, hayal gücü ve fantazyadan ziyade aksiyon izlemekten çok sıkıldım.

      • Sedat

        Katılıyorum ! gelişmiş özel efekt olanaklarını da kullanarak yapılan yeni uyarlamalar genelde BK klasiklerinin “maneviyatını” tamamen soyutlayıp aksiyon kısmını ele alarak yapılıyor. Yeni robocop’tan bahsettik, Memur Murphy’nin “robot bedenine sıkışmış insan beyni” olmasından kaynaklanan drama yerle bir edilmiş, “robot eklentileri yapılan insan” gibi, cyborg filmleri misali bir şeye çevrilmiş, hatta süper kahramana benzemiş.

        Bu konuda doluyum, ama fazla uzatmaycam 🙂 sanırım BK ve distopya türünde son zamanların en iyi yeniden çevrim filmi “DREDD” oldu. kesinlikle 95 yapımı eskisinden daha başarılı, çizgiromana da sadık.

  • seda

    Yeniden uyarlamalar genellikle düş kırıklığı ile sonuçlanıyor:S.

Başa Dön ↑

SSCP   CAS-002   9L0-066   350-050   642-999   220-801   74-678   642-732   400-051   ICGB   c2010-652   70-413   101-400   220-902   350-080   210-260   70-246   1Z0-144   3002   AWS-SYSOPS   70-347   PEGACPBA71V1   220-901   70-534   LX0-104   070-461   HP0-S42   1Z0-061   000-105   70-486   70-177   N10-006   500-260   640-692   70-980   CISM   VCP550   70-532   200-101   000-080   PR000041   2V0-621   70-411   352-001   70-480   70-461   ICBB   000-089   70-410   350-029   1Z0-060   2V0-620   210-065   70-463   70-483   CRISC   MB6-703   1z0-808   220-802   ITILFND   1Z0-804   LX0-103   MB2-704   210-060   101   200-310   640-911   200-120   EX300   300-209   1Z0-803   350-001   400-201   9L0-012   70-488   JN0-102   640-916   70-270   100-101   MB5-705   JK0-022   350-060   300-320   1z0-434   350-018   400-101   350-030   000-106   ADM-201   300-135   300-208   EX200   PMP   NSE4   1Z0-051   c2010-657   C_TFIN52_66   300-115   70-417   9A0-385   70-243   300-075   70-487   NS0-157   MB2-707   70-533   CAP   OG0-093   M70-101   300-070   102-400   JN0-360   SY0-401   000-017   300-206   CCA-500   70-412   2V0-621D   70-178   810-403   70-462   OG0-091   1V0-601   200-355   000-104   700-501   70-346   CISSP   300-101   1Y0-201   200-125  , 200-125  , 100-105  , 100-105  , 400-201   SY0-401   70-533   400-101   CRISC   70-534  , NSE4   101   PMP   9L0-012   220-801   1z0-808   PMP  , AWS-SYSOPS   70-463   JN0-102  , 101   102-400   350-029   300-320   101-400   200-125  , 70-346   000-017  , 300-115   74-678   700-501   70-461   1z0-434   400-101   70-417   300-135   70-177   70-461   70-346   70-410  , c2010-652   300-101  , 9L0-012   70-347   70-347