Film

Tarih: | Yazar: Yasemin Yiğit Kuru

23

Ender’s Game (Uzay Oyunları)

Bazı eserler onlarla olan kişisel bağlarımız nedeniyle diğerlerinden ayrılır. Ender’s Game benim için bu kategoride yer alan bir eser.
Ender’s Game ile hikayemi kronolojik olarak anlatmak istiyorum bu sebeple..
Yıl 2008..Ankara’dan İstanbul’a taşınmışım. Birçok güzel hatırayı, sevdiğim işimi ve arkadaşlarımı geride bırakmışım. En önemlisi de Rama’yı ve Vakıf serisini okuduğum şehirden ayrılmışım. Bana sevdiğim herşey Ankara’yı anımsatırken bir yandan da İstanbul’la sıfırdan bir bağ kurmaya çalışıyorum.

Güzel bir iş yerinde çalışmaya başlamışım ve kafa dengi arkadaşlarım var.. İlk defa bu kadar benzer zevkleri paylaştığım insanlarla beraberim. Ama Ankara özlemim hala had safhada.

Günün birinde, o kadar kısa sürede en sevdiğim ve en çok yakınlaştığım arkadaşlarımdan biri olan Yunus, bana Ender serisinden bahsediyor. “Düşünsene bu eser Hugo ve Nebula ödüllerini aynı anda alan ilk bilimkurgu eseri”diyor bana. Kendisi de okumamış, Genel Müdürümüzden öğrenmiş bu seriyi. Patronumuz da bir bilimkurgu fanıymış meğer. Şirketin adındaki “Tron” kelimesi “Tron Legacy”den geliyormuş ayrıca da. Vay be diyorum olabilecek en doğru yerdeyim.

Serinin hemen edindiğim ilk iki cildi – yani Ender’in Oyunu ve Ölülerin Sözcüsü – ve sonrasında tükenmiş oldukları için sahaf sahaf gezip bulamayıp her biri için birer yıl beklediğim 3. ve 4. ciltleri ile İstanbul’a adaptasyonum tamamlanıyor. Artık Ender serisini okuduğum şehrimi daha çok seviyorum.

Yıl 2011, soğuk bir aralık akşamı. Ben “Tron” şirketinden sonra çalışmaya başladığım ikinci kurumdan da ayrılıyorum. Hiç istemeyerek bu sefer. Beni mutlu edebilecek çok az şeyin olduğu bir akşam internette amaçsızca gezinirken görüyorum Ender serisinin ilk kitabının filminin çevrildiğini. Çok mutlu oluyorum tabii ama daha iki yıl var. Nasıl geçecek onca zaman.

Bir şekilde geçiyor..Aklımın bir köşesinde bu tarih kazılı. Yavaş yavaş reklamları çıkmaya başlıyor, afişini görüyorum. Ve filme bir ay kala, iki yıldır görmediğim Yunus’tan mesaj alıyorum. Konu belli tabii ki. Birlikte gitmeye karar veriyoruz filme. Sonra Yunus’un ilk kitabı daha yeni okuduğunu öğreniyorum şaşırarak 🙂 Ama daha iyi, bilgileri daha taze, ben okuyalı 5 koca yıl oldu, ayrıntılar kafamda değil.

Film haftası kendimizi telkin ediyoruz. Kitap uyarlamaları o kadar iyi olmaz, şu ana kadar çok azını beğendim vs. diyerek, filmin pek de iyi olmayabileceğine hazırlanıyoruz. Yönetmen Gavin Hood’u pek tanımasam da X-men Origins’in yönetmeni olduğunu da biliyordum ve açıkçası o filmden pek de hoşlanmamıştım. Bu da beklentimi minimuma indirmeme neden oluyor. Bir yandan da serinin 6.45 yayınları tarafından yakın zamanda yayınlanan Savaş Okulunda Yılbaşı adlı kitabını okuyorum Ender’in dünyasına geri dönebilmek için.

Ve sonunda büyük gün geldi. Eşim, ben ve Yunus filmi 3 farklı bakış açısıyla izledik. Kitabı hiç okumayan, kitabı yıllar önce okuyan ve kitabı yeni okuyan olarak 🙂 Yunus ve ben filmi çok beğendik, eşim ise kitabı okumadığı için bazı kısımlarını havada ve tam oturmamış buldu, bazı bölümler ona saçma geldi. Biz o kısımların üzerinde kitabı okuduğumuz için pek durmadık ve boşlukları doldurduk sanırım. Ama kitabı okumayan birinin bakış açısını öğrenmek de faydalı oldu.

Filmi ve kitabı hiç bilmeyenler için kısaca konusundan bahsedeyim. Formic  – Türkçe çeviride Böcek – olarak adlandırılan uzaylı bir ırkın saldırısı, 70 yıl kadar önce dünyayı büyük bir felakete sürüklemiş, milyonlarca insanın ölümüne, şehirlerin yok olmasına neden olmuş. Böceklere karşı dünya korkunç bir mücadele vermiş ve sonunda onların saldırısını engellemişler. Ancak hala Böceklerin dünyaya dönmesinden, dünyayı kendi kolonileri haline getirmelerinden korkuluyor. Bu ırkla iletişime geçmenin bir yolunun olmadığı, tek amaçlarının dünyayı ele geçirmek olduğu farz ediliyor.

Mazer Rackham adı verilen kahraman tarafından kurtarılan dünyayı, yeni bir saldırı olursa koruyacak yeni bir kahraman lazım. Bu sebeple ırk, din, milliyet ayırt etmeden dünya üzerindeki en zeki çocuklar Savaş Okulu tarafından bulunuyor ve çok küçük yaşlarından itibaren uzayda dünyanın yörüngesinde yer alan okulda eğitilmeye başlanıyor. Ender bu çocukların içinde en iyisi. Yaklaşan savaşta yeni bir kumandan bulmaya da zaman yok. Ender’in çocukluğundan itibaren eğitilmesi, psikolojik, fiziki ve stratejik alanlarda verdiği zorlu sınavlar ve Böceklere karşı verilecek olan nihai savaş bu filmin asıl konusu.

Öncelikle filmin kitaba uygun ilerleyişi bizi çok memnun etti. İlk kitapta yer alan her olay tam olarak işlenmese de en önemlilerini filmde görebilmek, es geçilmemiş olmalarına şahit olmak sevindiriciydi. Oyuncuların karakterlerle uyumu çok başarılıydı, Ender için Asa Butterfield’in, Mazer Rackham için Ben Kingsley’in harika seçimler olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Bonzo’yu da aslına çok uygun buldum. Ender ve Petra’nın arkadaşlığı da çok güzel bir şekilde aktarılmış.

Savaş oyunlarının oynandığı yerçekimsiz savaş alanı ve savaş simülasyonları tam anlamıyla bir görsel şovdu. Benim kitabı okurken hayal ettiğimin ötesindeydi.

Kitapta küçük çocukların birbirlerine uyguladığı fiziksel ve psikolojik şiddetin filmde nasıl yansıtılacağını çok merak ediyordum. Psikolojik şiddetin ufak tefek birkaç örneğine şahit olsak da bunlar çocukça takılmalardan öteye geçemiyor ve film bu durumu çok başarılı yansıtamıyor. Ancak fiziksel şiddeti çok güzel bir dozda aktarmayı başardıklarını kabul etmek gerek. Kitaptaki şiddetin tamamını izlemek okuyan biri için bile fazla olabilirdi.

Çok beğenmeme rağmen yine de filmin, Ender’in psikolojisini tam olarak yansıtamadığını düşünüyorum. 3. çocuğun yasak olduğu bir dönemde, diğer iki kardeşi çok zeki olduğu için doğmasına izin verilen bir çocuk Ender. Her zaman kendisini bir fazlalık gibi hissetmiş. Kardeşi Peter’ın da bunda önemli bir payı var. Peter ve Valentine adlı iki kardeşi Ender kadar zeki olmalarına rağmen Savaş Okuluna kabul edilmemişler. Nedeni ikisinin de komutanlık için duygusal anlamda yeterli olmamaları. Peter aşırı şiddet eğilimliyken Valentine aşırı derecede hassas ve duygusal. Ender’ın bu iki duygu durumunu dengelemesi bekleniyor. Filmde bir cümleyle geçilse de kitapta, Ender’in bu dengeyi bulmak için çabalaması çok daha derin bir şekilde ele alınıyor. Peter’dan çok fazla derecede şiddet gören Ender’in en büyük korkusu günün birinde Peter gibi olmak.

Eğer filmin devamı gelecekse önem taşıyan bir konu olan, Valentine ve Peter’ın dünyadaki siyasi çalışmalarına yer verilmemesi bir eksiklik kabul edilebilir. İkisi de kullandıkları takma isimlerle, daha çocuk olmalarına rağmen dünyayı etkileyecek siyasi makaleler yazıp asıl kimlikleri bilinmeden ünlü oluyorlardı ilk kitapta. Sanırım tamamen göz ardı edilen bir tek bu konu kalmış filmde.

Filmde Ender’in isminin kaynağından bahsedildiğini hatırlamıyorum. Her ne kadar filmin sonunda Ender ismini hak etmiş olsa da , Ender’in asıl ismi Andrew. Valentine küçükken Andrew diyemiyor ve Ender şeklinde telaffuz ediyor kardeşinin ismini.

Filmde uzaylılarla yapılan bir savaş olacağı ve Ender’ın bunda büyük bir rol alacağı zaten çoğu izleyici tarafından biliniyor. Bunun bilinmesine rağmen, kitabı okumayanları bekleyen iki adet sürprizin varlığından da bahsetmeli. Şaşırtıcı ve etkileyici bir son sizleri bekliyor.

Sonuç olarak kitabı okuyan ve okumayan insanların dahil olduğu bir ekip ile gittik sinemaya ve hepimiz beğenerek çıktık. İzlenmesi gereken bir bilimkurgu filmi olduğunu düşünüyorum.

Filme talep beni fazlasıyla şaşırttı. Bir önceki hafta, Thor’un ilk gösterimine yer bulamayıp ikincisine kılpayı kendimizi atar ve koca salonda tıklım tıklım izlerken, bu film Capitol Spectrum’un en küçük salonunda yayınlandı. Filme çok az süre kala, yer bulamayacağız kaygısıyla bilet almaya gittiğimizde küçük salonların çok sevdiğim yatan ve önünde puf bulunan koltuklarından en ortadan 3 koltuğu keyfimizce seçebildik. Filme girdiğimizde küçücük salonun yarısı boştu. Acaba Amerika’da kitabın yazarı Orson Scott Card’ın siyasi görüşlerini eleştiren ve bu sebeple filme talebi azaltan prostesto ülkemize de mi sıçradı diye düşündüm başta. Ama sanırım bırakın siyasi fikirlerini yazarı da eserini de tanıyan çok az kişinin olmasından kaynaklanıyor bu durum maalesef. Bir kere daha bilimkurgu severler olarak ne kadar azınlıkta olduğumuzu görmüş oldum üzülerek.

Etiket:


Yazar Hakkında

1979 doğumlu. Evli. Yeni anne. Elektrik - Elektronik Mühendisi ve Telekomünikasyon sektöründe çalışıyor. Küçük yaşlardan itibaren bilim - kurgu, fantastik kurgu tarzlarındaki eserleri okumayı, izlemeyi, hakkında tartışıp paylaşımda bulunmayı seviyor. İletişim : yigityasemin1789@gmail.com



  • Seçil Çetinkaya

    Kitabı dün bitirdim:) Senin de bahsettiğin gibi filmde Valentine ve Peter’ın siyasi çalışmalarından ve bunun sonuçlarından hiç bahsedilmemiş. Bence Ender’in karakterinin gelişmesinde Peter’ın rolü büyük. Filmde bunun üzerinde daha fazla durulabilirdi.

    • Yasemin Yiğit Kuru

      Evet filmde tek es geçilmi nokta bunlar diyebiliriz. Aslında önemli eksiklikler, çünkü ilerleyen bölümlerde de etkisi olan olaylar bunlar. Ama yine de diğer kitap uyarlamalarıyla karşılaştırıldığında bence mümkün olabilecek en iyi şekilde kitaba sadık kalınmış 🙂

    • Seçil Çetinkaya

      Kesinlikle uyarlama mükemmel. Film tamamen kitapla aynı başladı. Anderson ve Graff ın cümleleri birebir aynıydı.

  • Gökhan

    Bir bilim kurgu hayranı olarak seriyi uzun süredir bilmeme rağmen hep ötelemiştim. Filmi şimdi izledim ve çok beğendim ve serinin 5 kitaplık setinin de siparişini biraz önce verdim. Kitapla ilgili araştırma yaparken yazınızı gördüm gerçekten çok güzel bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık. Serinin toplamda kaç kitap olduğunu bir türlü öğrenemedim. Biliyorsanız ve beni bu dertten kurtarırsanız çok mutlu olacam 🙂

    • Yasemin Yiğit Kuru

      Öncelikle ilginiz ve güzel yorumunuz için teşekkür ederiz. Ender’s Game ilk önce kısa bir hikaye olarak yazılmış, çok beğenildiği için romanlaştırılmış ve sonrasında 4 kitaplık bir seri haline gelmiş. Orjinal dörtlemenin ilk kitabı Ender’in Oyunu 1985’te, son kitabı yani Aklın Çocukları 1996 yılında yayınlandı. 2. ve 3. kitaplar ise Ölülerin Sözcüsü ve Soykırım. Serinin tamamı ise 21 kitaptan oluşuyor. Seri, günümüzde de yazılmaya devam ediyor, en son kitap 2013 yılında yayınlanmış. Orjinal dörtlemenin dışındaki diğer kitaplar, Ender’s Game’in önceki dönemini, Ender’in Oyunu ile Ölülerin Sözcüsü arasındaki dönemi, Aklın Çocukları’ndan sonraki dönemini anlatıyor. Türkçeye şimdilik orjinal dörtleme ve A War of Gifts (Savaş Okulunda Yılbaşı) çevrilmiş durumda. Umarım en kısa zamanda devamı yayınlanır ve Ender’in evrenine daha fazla hasret kalmayız 🙂
      detaylı bilgiye ulaşmak için: http://en.wikipedia.org/wiki/Ender's_Game

  • Gökhan

    Detaylı cevabınız için teşekkürler,

    Wiki den inceledim 1996 daki Aklın Çocuklarından sonra arada 6 kitap daha olmasına rağmen
    A War of Gifts’in çevrilmesini anlayamadım, aradakiler çevrilmeyecek mi acaba?
    Öte yandan serinin uzun olması benim açımdan çok sevindirici ancak anladığım kadarıyla bu sene çıkacak the Formic Wars trilogy ile seri sonlanacak yinede 20 kitabın üzerinde olası çok iyi umarım tamamı Türkçeye çevrilir.

    Bu arada kitaplar bugün kargoya verilmiş yarın okumaya başlarım 🙂

  • Gökhan Demiray

    Bu arada önceki mesajımda Ender’s Game serisini uzun süredir bilmeme rağmen ötelediğimden bahsetmiştim şu an bunun için pişmanlık duymuyor da değilim. Uzun süredir aynı şeyi yaptığım bir seri daha var “Zaman Çarkı” eminim ki ona başlayınca da Ender’s Game de olduğu gibi geç kalma pişmanlığı duyacağım. Sitenizde aradım ama “Zaman Çarkı” ile ilgili bir yazı bulamadım bu seriyi okuduysanız eğer onunla ilgilide bir yazı yazarsanız site için ve benim için oldukça faydalı olur.

    Ender den farklı olarak “Zaman Çarkı”nı ötelememin sebeplerinden biri kitap kapakları acaba yeni bir yayın evi yeni kapaklarla çıkartır mı diye umutla beklemekteyim 🙂

    • Yasemin Yiğit Kuru

      Ender serisi, 6.45 yayınları tarafından yayınlanıyor. Orjinal dörtleme ile Savaş Okulunda Yılbaşı’nın yayınlanması arasında oldukça büyük zaman farkı var. Sanırım İngilizce olarak okumaya başlamak çok daha iyi olacak, yoksa seriyi tamamlamamız yıllar sürecek gibi görünüyor 🙂 Yine de yayınevinden Ender Serisi ile ilgili planlarını öğrenmeye çalışabiliriz.

      Zaman Çarkı serisini 10. cilde yani Alacakaranlık Kavşağı’na kadar okuyabildim. Tam onuncu kitabı okumaya başlayacakken yazarı Robert Jordan’ın vefat etmesi ve seriyi tamamlayamamış olması beni çok üzdü ve okumayı bıraktım. Serinin Brandon Sanderson tarafından tamamlandığını biliyorum ve gayet de başarılı bir yazar aslında Brandon Sanderson. TBKF sitesinden Mehmet Ay da serinin Brandon Sandorson tarafından çok daha başarılı bir şekilde toparlandığını ve sonlandırdığını belirtiyor. Ancak ben 5 yıllık bir ara verdiğim için seriye geri dönüş yapmayı şu sıralarda düşünmüyorum. Buna rağmen ilk 4 kitabı çok başarılı bulduğumu ve o dönem okuduğum en iyi fantastik romanlar arasında yer verdiğimi belirtmeliyim. Sonraki ciltlerde ise çok fazla tekrarlar olmaya, konu dağılmaya ve bazı karakterler çok ihmal edilirken tek bir karaktere çok uzun yer verilmeye başlandığını, aydınlatılmasını beklediğim bazı konuların havada kaldığını hatırlıyorum.Yakın zamanda olmasa da kitapla ilgili bilgilerimi tazeleyip bu konuda detaylı bir yazı yazmayı planlayabilirim. Öneriniz için teşekkürler.

      Ender Serisini güle güle okuyun 🙂 Görüşmek üzere..

  • Gökhan

    İngilizcem roman okuyacak seviyede değil ne yazık ki. 6.45’in keyfine kaldık yani ama serinin filme çevrilmesi kitapların Türkçeleştirilmesi adına umut verici bu sayede çevirileri hızlandırırlar yada faklı bir yayın evi yayın haklarını satın alır Buz ve Ateşin Şarkısı serisinde olduğu gibi beklemekten başka yapacak bir şey yok anlaşılan.

    Ender serisinden sonra Vakıf yada Zaman Çarkı serilerinden hangisine başlayacağıma karar veremedim Arthur Clark hayranı olarak Isaac Asimov ve Vakıf serisine daha yakın gibiyim ama Zaman Çarkı’da kafamı karıştırmıyor değil. Sizin tavsiyeniz hangi yönde olur?

  • Gökhan

    Kitaplar bir müjdeyle birlikte geldi 6. kitap Ender Sürgünde çok yakında çıkacakmış

    • Yasemin Yiğit Kuru

      Merhaba, evet Ender serisinin Türkiye’de yayınlanma durumu hakkında sorular alıyoruz filminin yayınlanmasından sonra çoklukla. 6.45’ten bu konuda bilgi istedim. 6. kitap mart ayında yayınlanıyormuş ancak diğerleri için bir tarih vermenin gerçekçi olmadığını belirttiler.

      Diğer konuya gelirsek, Zaman Çarkı mı Vakıf mı diye sorduğunuz noktada, bilim kurguya fantastik kurgudan çok daha yakın olan bir okur olarak kesinlikle Vakıf’ı okumanızı öneririm. Vakıf benim şimdiye kadar okuduğum bilim kurgu eserler arasında ilk beşte yer alıyor. Ayrıca 2013 mayıs ayı öncesinde okumuş olduğum diğer bilimkurgu eserleri hakkındaki kısaca görüşlerimi ve verdiğim puanları içeren yazım da belki faydalı olur:

      http://www.kurgu-bilim.com/okuma-gunlugum/

  • Gökhan

    Dün araştırdım Vakıf serisinin son iki kitabının baskısı tükenmiş ithaki ye mesaj attım tahmin ettiğim gibi ses seda yok yeni baskıları çıkana kadar beklemek daha mantıklı olacak tüm seriyi alıp elimin altında olmasından yanayım uzun serilerde bu sorun can sıkıcı Zaman çarkında da aynı sorun vardı ama dün idefixe bakarken Zaman Çarkının tüm seri ciltli olarak satışa sunulduğunu gördüm bu çok sevindirici ama toplam fiyat biraz belbükücü ama buna rağmen önümüzdeki ay almayı düşünüyorum. Kitapyurdu da bi ara Vakıf serisini set olarak satıyordu ama tükenmiş ilerde yine satışa sunarlar büyük ihtimalle.

    Okuma günlüğü gerçekten faydalı bir yazı olmuş listedekilerin bir kısmını okudum Rama ve Uzay Efsanesi benimde favorilerimdendir hatta bilim kurguya gerçek anlamda adım attığım serilerdir Ender,Vakıf serileri dışındakiler kısa ve orta vadeli listemde yoklar bilim kurgu kadar Fantastik edebiyat hayranlığım olduğu için o tarafta da bekleyen kitaplar var ama Mülksüzleri bu kadar övgüden sonra araya sıkıştırabilirim.
    Bu arada bilim kurgu hayranı birisinin listesinde Otostopçunun Galaksi Rehberini görememek biraz şaşırttı.

    • Yasemin Yiğit Kuru

      Tabii bu liste güncel değil, 1 senede birçok ekleme oldu listeye. Ancak Otostopçunun Galaksi Rehberi hala dahil değil. Douglas Adams’ı beğenirim, ancak özellikle filmi de izledikten sonra bu seri beni hiç çekmedi. Yine de yakın vadede olmasa da okumayı planladığım eserler arasında yer alıyor.
      Bilimkurgu ve fantastik kurgu severleri memnun edecek çok güzel çizgi romanlar da yayınlanıyor. Biz de yakın zamanda çizgi romanlara daha fazla yer vermeye başlayacağız sitede. Eğer denemediyseniz Nathan Never serisiyle başlamanızı önerebilirim.

  • Gökhan

    İlk kitabı dün bitirdim bugün ikinciye başlıyorum. İki kardeşin siyasi faaliyetleri dışında kitaba oldukça bağlı kalınmış. Güzel iş çıkarttıkları ortada ama aynı şeyi Altıkırkbeş yayınları için söyleyemeyeceğim okuduğum kitabın 2. baskısıydı(2013), kaç tane kitap okudum sayısını hatırlamıyorum fakat ilk defa bu kadar rezil baskı hatalarının yapıldığı bir kitap okudum 392 sayfanın; abartmıyorum en az 300 sayfasında harf veya kelime hatası vardı. Hatta bazı sayfalarda diyalog yarıda kesilip bir alt satırda paragraf başından devam ediyor. Filmin popülaritesinden faydalanma düşüncesiyle aceleye getirip berbat bir iş çıkartmışlar. Şimdiki korkum birazdan okumaya başlayacağım Ölülerin Sözcüsü’nde de aynı şeyi yapmış olmaları çünkü oda 2. baskı ve aynı tarihte basılmış. Türünün böylesine muhteşem bir örneğini bu şekilde basan Altıkırkbeş yayınlarının gözümdeki değeri çok düştü. Bu düşüncelerimi kendilerine de ileteceğim umarım bundan sonra çok daha titiz davranırlar.

    • Yasemin Yiğit Kuru

      Benim okuduğum baskıda, çevirinin daha akıcı olabileceğini düşünmüştüm sadece bu kadar çok hata ile karşılaştığımı hatırlamıyorum. Talihsiz olmuş gerçekten çünkü bu tarz hatalar eserden alınan keyfi kesinlikle düşürüyor. Umarım diğer ciltler daha sorunsuzdur.

    • Seçil Çetinkaya

      Ben eski baskıdan okudum onda da hatalar vardı. Hatta bu yüzden okumakta zorlandım. Çevirinin de başarısızlığından olabilir. Altıkırkbeş kitaplarında bu sorun var diye biliyorum. Herkes şikayetçi.

  • sedat

    Filme ilişkin kafama takılan çok şeyi sizin yazınızda buldum. romanla kıyaslayarak ilerleyen detaylı anlatımınız için teşekkür ediyorum.

    Romanın seri olduğunu da sizden öğrendim, bu durum filmin muallak sonunu da açıklıyor sanırım.

    Öncelikle, “filmde köpek ve/veya çocuk varsa kötüdür” altın kuralımın bu filmde geçersiz kalması hoşuma gitti. beklediğimden fazlasını bulduğum bir yapımdı. Sona doğru beliren sürpriz etkileyiciydi. Ancak, filmde benim içime sinmeyen detaylardan bazıları şunlar oldu:

    üçüncü çocuğun yasak olduğunu bir-iki cümlenin içinden biz çekip çıkarmak zorunda kalıyoruz. bunun kapsamı, nedeni, uygulanışı üzerinde durulmuyor, açıklanmıyor. sonra, Peter’in başına neler geldiği kafamda bir soru işareti olarak kalıyor, şiddet eğilimi belli edilse de olaylar detaylı açıklanmıyor. Bu arada, Ender’ın ablasına düşkünlüğü adeta bir aşk gibi derin ve güçlü tasvir edilmiş ki bunun da kökenini anlamadım. Anne babasıyla değil de devamlı Valentine ile yazışma çabası içinde oluşu, kısa süreliğine dünyaya döndüğünde bile sadece ablasını görmesi, hep onu anması enteresandı. roman bunu açıklıyor mu acaba ?

    • Yasemin Yiğit Kuru

      Yorumunuz için teşekkürler 🙂
      Filmde pek yansıtılmasa da Peter’ın aşırı saldırgan tutumu, özellikle Ender çok küçük olduğu halde tüm şiddetini ona karşı yönlendirmesi, Valentine’ın Ender’ı fazlasıyla korumaya çalışmasına ve Ender’ın da Valentine’a sığınmasına neden oluyor kitapta. Anne-baba durumdan pek haberdar değil. Ender savaş okuluna gitmeden Valentine ile çok güçlü bir bağ oluşturmuş durumdalar. Ender savaş okuluna gittiğinde en çok etkilenen de Val oluyor bu durumda, anne-baba oğullarını öldü gibi kabul ederek yaşama tutunmaya çalışıyorlar. Peter’ın ise hisleri daha karmaşık. Savaş okuluna giremediği için hissettiği yenilmişlik duygusunun üstesinden Dünya’da önemli şeyler yaparak gelmeye çalışıyor ve Val’i de bu planlarına dahil ediyor.
      Savaş okulundaki öğretmenleri, Val’in Ender üzerindeki etkilerini bildikleri için vazgeçme noktasına gelen Ender’ı ancak onun ikna edebileceğine karar veriyorlar. Dünya’da Val ile o kulübede geçirdikleri zaman 1 ay gibi bir zamandı eğer yanlış hatırlamıyorsam. Val bu konuda açıkca hiç birşey söylemese de çeşitli vurgularla Ender’ı dönmeye ikna edebiliyor bu dönemin sonunda, tam da hocaların tahmin ettikleri gibi 🙂
      Ayrıca serinin devamında Val ve Ender’ın iletişimi ve yakın ilişkileri hep devam ediyor. (Sanırım bu bir spoiler değil 🙂 )

      • Sedat

        Teşekkürler ! Çocuk filmi sandığım için geç izledim ama hem romanı hem de filmi umduğumdan fazlasını içeriyor gibi.

  • Gökhan

    Yasemin Hanım iyi günler. Serinin 6. kitabı Ender Sürgünde yaklaşık 1 yıl önce çok yakında denmesine rağmen hala yok. Bu kitabın akibetiyle ilgili bir bilginiz var mı?

    • Seçil Çetinkaya

      645 ocak baskılarının gecikeceği konusunda bir twit atmış. Belki Ender Sürgünde de onlar arasındadır. Ben sordum twitter dan ama bir cevap gelmedi.

  • Gökhan

    Seçil Hanım cevabınız için teşekkürler. Geçen sene şubat ayında ilk 5 kitabı set olarak almıştım kutunun üzerinde çok yakında yazıyordu 6. kitap için bu senenin şubat ayı geldi ama durum ortada. Evet arkadaşların cevap vermeme gibi bir özellikleri var bende yanıt alamayınca onlara sormayı bıraktım. Neyse yapacak bir şey yok kendileri kaybeder.
    En azından sizde kitabın kaç sayfa olduğu ile ilgili bir bilgi var mı?

    • Yasemin Yiğit Kuru

      Merhaba, ben de mail attım ama bana da cevap gelmedi maalesef. Goodreads’ten baktım kitabın orjinali 380 sayfa.

Başa Dön ↑

SSCP   CAS-002   9L0-066   350-050   642-999   220-801   74-678   642-732   400-051   ICGB   c2010-652   70-413   101-400   220-902   350-080   210-260   70-246   1Z0-144   3002   AWS-SYSOPS   70-347   PEGACPBA71V1   220-901   70-534   LX0-104   070-461   HP0-S42   1Z0-061   000-105   70-486   70-177   N10-006   500-260   640-692   70-980   CISM   VCP550   70-532   200-101   000-080   PR000041   2V0-621   70-411   352-001   70-480   70-461   ICBB   000-089   70-410   350-029   1Z0-060   2V0-620   210-065   70-463   70-483   CRISC   MB6-703   1z0-808   220-802   ITILFND   1Z0-804   LX0-103   MB2-704   210-060   101   200-310   640-911   200-120   EX300   300-209   1Z0-803   350-001   400-201   9L0-012   70-488   JN0-102   640-916   70-270   100-101   MB5-705   JK0-022   350-060   300-320   1z0-434   350-018   400-101   350-030   000-106   ADM-201   300-135   300-208   EX200   PMP   NSE4   1Z0-051   c2010-657   C_TFIN52_66   300-115   70-417   9A0-385   70-243   300-075   70-487   NS0-157   MB2-707   70-533   CAP   OG0-093   M70-101   300-070   102-400   JN0-360   SY0-401   000-017   300-206   CCA-500   70-412   2V0-621D   70-178   810-403   70-462   OG0-091   1V0-601   200-355   000-104   700-501   70-346   CISSP   300-101   1Y0-201   200-125  , 200-125  , 100-105  , 100-105  , 400-201   SY0-401   70-533   400-101   CRISC   70-534  , NSE4   101   PMP   9L0-012   220-801   1z0-808   PMP  , AWS-SYSOPS   70-463   JN0-102  , 101   102-400   350-029   300-320   101-400   200-125  , 70-346   000-017  , 300-115   74-678   700-501   70-461   1z0-434   400-101   70-417   300-135   70-177   70-461   70-346   70-410  , c2010-652   300-101  , 9L0-012   70-347   70-347