Kitap

Tarih: | Yazar: Seçil Çetinkaya

0

Galaktik Tiyatro | Tevfik Uyar

Tevfik Uyar’ın ikinci kitabı Galaktik Tiyatro geçtiğimiz sene e-kitap olarak yayınlandı. İlk kitabı İz Odası 2011 yılında yayınlanan yazarın adını şu sıra Astrolojinin Bilimle İmtihanı ile de duymuş olmalısınız. Yazar ile ilgili daha fazla bilgi edinmek için kişisel blogunu inceleyebilirsiniz.

Ne zamandır okumak istediğim Galaktik Tiyatro’yu, bir kindle edindikten sonra amazon.com üzerinden satın almam çok kolay oldu. Sadece e-kitap formatında olan ve Entropol yayınevinden çıkan kitabı diğer e-kitap platformlarından da satın alabilirsiniz.

Galaktik Tiyatro, altı bilim kurgu hikayesinden oluşan akıcı bir kitap. Tümü karakter ve kurgu açısından ortak özellikleri olan, buna rağmen okuyanda farklı tatlar bırakan hikayelerin adı sırası ile Fırıldak, Galaktik Tiyatro, Tanrı Misafiri, Zamanın Esiri, Başkalaşım ve Son Mektup. Fırıldak ve Son Mektup isimli hikayeleri yazarın blogundan okumak da mümkün.

Hikayelerin içeriğinden çok kısa bahsetmek gerekirse… Fırıldak apokaliptik bir ortamda geçiyor ve sürpriz bir sonla bitiyor. Galaktik Tiyatro’da Dünya benzeri bir gezegen bulmakla görevlendirilmiş bir uzay gemisindeki aşk üçgenine şahit oluyoruz. Tanrı Misafiri isimli hikayede tek başına yaşayan bir adamın hayatına gizemli bir kadının dahil oluşu işlenmiş. Zamanın Esiri telefonda duyduğu bir sesi takip ederek beklenmedik bir sonla karşılaşan bir adamın hikayesi. Başkalaşım eski iki sevgili arasında geçen diyaloglardan oluşan tuhaf ve ürkütücü bir hikaye. Son Mektup Leyla adlı sevgiliye yazılmış çok tatlı şiirsel bir hikaye.

Kitabın önsözünde Tevfik Uyar hikayelerinin “metalik” bulunduğundan bahsetmiş. Metalik denilince benim aklıma soğukluk ve duygu yoksunluğu geliyor. Böyle söyleyince hikayeler duygusuz ve tamamen bilimsel kavramlar içeriyor seklinde anlaşılmasın. Genelde bilim kurgu hikayelerinde temel konu bilim, keşif, savaş veya hayatta kalma gibi şeyler olur. Bu ana konuların yanında aşkı da gördüğümüz olur tabii ki. Fakat Tevfik Uyar’ın hikayeleri çok farklı. Hikayelerin temelinde aşk var. Bilim kurgusal öğeler ise bu aşkın etrafında olup biten sıradan gündelik şeyler gibi. Buna en güzel örnek kitaba da ismini veren Galaktik Tiyatro. Hikayelerin metalikliği konuların duygusuz olmasından değil de karakterlerin soğukluğundan daha doğrusu sakinliğinden kaynaklanıyor. Özelikle hikayeyi kendi ağzından anlatan karakterler (ki bunların hepsi erkek) yaşadıkları drama dolu dünyalara öyle alışıklar ki heyecan dolu olmaları gereken anlarda bile bunu yansıtmayıp soğuk kanlılıklarını koruyorlar. İç dünyaları karışık ve gürültülü ama dışa dönük değiller. Yalnız ve ketumlar.

Gelelim tüm ana karakterlerin erkek olmasına. Nedenini bilmiyorum ve meraktayım 🙂 Bence bir kadının ağzından ve onun bakış açısı ile de anlatılabilecek hikayeler vardı kitapta. Eğer ana karakter kadın olsaydı olayların daha farklı gelişeceğini düşündüğüm anlar çok oldu.

Bilim kurgu sevmeyenlerin bile hoşuna gidebilecek türden insan hikayelerinden oluşan kitapta en sevdiğim hikaye Galaktik Tiyatro oldu. Bu hikayeden altını çizdiğim bir cümle ile bitireyim. İyi okumalar…

Gezegenin çekim etkisi sizi üzerinde hiç takat olmayan bir uydu gibi sonsuza kadar çevirebilir; bu çok mühim bir maça bedava bilet bulmak ya da kaçak elektrik kullanmak gibidir.

Etiket: ,


Yazar Hakkında

1984 doğumlu. Evli.Tenten’in annesi. Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisi olmasına rağmen çok sevdiği denizi bırakıp yerleşik hayata geçti. 2009’dan beri yazılım sektöründe test mühendisi olarak çalışıyor. Bilim kurguyu, kitapları ve hayvanları çok seviyor.



Başa Dön ↑