Agents of S.H.I.E.L.D.

Süper güçlerden mahrum bir kahramanın ve kurduğu ekibin, uzun süre anlatılmaya teşne maceraları…

Nedendir bilmiyorum ama filmlerdeki ve dizilerdeki yardımcı karakterleri hep daha ilgi çekici bulurum. Hikayeler ana karakterler etrafında dönmekte inat ederken; çok kısa rollere ve repliklere rağmen hikaye üzerinde önemli etkisi olan yan rollere dikkat kesilmekten ve zaman zaman sempati beslemekten kendimi bir türlü alıkoyamam.

Lakin onların arasında beyefendi tavırları ve kurumsal duruşuyla pek çok süper kahramanı “Sevsem mi; saysam mı?” ikileminde bırakan bir karakter var. Tabii ki; Marvel Comics neşriyatına hakim olanların tahmin edeceği üzre Ajan Phil Coulson’dan bahsediyorum.

S.H.I.E.L.D. isimli gizli bir hükümet kurumunda çalışan Ajan Coulson, kimi zaman (nazik tavırlarıyla) Iron Man olarak da tanıdığımız Tony Stark’ın anti-militarist tavrını yumuşattı; kimi zaman ise Iron Man 2’nin final sahnesinde yaptığı gibi Thor’u müjdeleyerek Marvel Comics hayranlarını coşkuya boğdu.

Marvel Comics’in hemen her filminde kısa bir süre görünüp ortadan kaybolarak; “Aaa! Şey değil miydi bu?” dedirten sempatik ajanını, en son 2012 yapımı The Avengers isimli filmde izlemiştik. İzleyenler hatırlayacaktır; mağrur ve cesur ajanımız Coulson, Thor’un şımarık kardeşi Loki ile verdiği mücadeleyi acı şekilde kaybetmişti. Başka bir deyişle; bir yan karakter olarak hatrı sayılır bir süre kadrajın içinde kalmanın bedelini hayatıyla ödemişti. Kendisinin acı verici bu kaybı ise, birbiriyle didişmekten başka meşguliyeti olmayan süper kahramanlara önemli bir ders olmuş ve dünyayı kurtarmıştı.

2012’nin başlarında kaybettiğimiz bu nezih insanın matemi henüz geçmemişti ki; aynı yılın sonlarında Marvel Comics, süpriz bir projeyle karşımıza çıktı. Ajan Coulson’un aslında hayatını kaybetmediği; sadece ağır yaralı olarak tedaviye alındığı ve uzun bir tedavi sürecinden geçtikten sonra sağlığına kavuştuğu hikayesi üzerine kurgulanan bu yeni dizide, hakkında şimdiye kadar çok da fikir sahibi olmadığımız ajanımızın gündelik hayatına şahit olma fırsatı buluyoruz.

Bu yeni hikayede Ajan Coulson iyileştikten sonra, S.H.I.E.L.D. yöneticisi Müdür Nick Fury tarafından Tahiti’ye tatile gönderiliyor. Lakin bu tatil, kendi içinde bazı sırlar barındırıyor. Tatilden dönen Coulson’a ise; yıllardır verdiği özverili hizmetlerden ötürü(yine Müdür Fury tarafından) kendisine ait özel yetkileri olan bir ekip kurup, S.H.I.E.L.D.’ın ilgi alanına giren konular üzerinde çalışması ayrıcalığı tanınıyor. Bununla da yetinmeyen Müdür Fury, Coulson’a oldukça nadir özelliklere sahip bir uçak (tabir-i caizse uçan bir komuta merkezi) tahsis ediyor. Ajan Coulson ve dört S.H.I.E.L.D. ajanından oluşan bu ekibe, Skye adında bir bilgisayar korsanının da katılmasıyla ekip tamamlanıyor. “Senaryoda ara sıra Avengers ekibine ve filmdeki olaylara atıflar yapılsa da; ekibin her üyesinin kendilerine has hikayeleri ve senaryonun geneli, filmi devam ettirsin diye çekilmiş bir dizi algısını kırmaya yetiyor.” demek yerinde olur diye düşünüyorum.

S.H.I.E.L.D. nedir ki?

Dizide bahsedilen S.H.I.E.L.D., aslında ilk sayısı 1965 yılının Ağustos ayında yayımlanan bir çizgi romandan esinlenerek yaratılmış bir kurum. Zira orjinal S.H.I.E.L.D.’ın açılımı; Supreme Headquarters, International Espionage, Law-Enforcement Division iken, 1991 yılında Strategic Hazard Intervention Espionage Logistics Directorate değiştirilmiş. Günümüzde ise Strategic Homeland Intervention, Enforcement and Logistics Division olarak son halini almış gibi görünüyor.

Ünlü ve varlıklı bir beyin cerrahıyken, geçirdiği otomobil kazası sonucunda ellerini kontrollü bir şekilde kullanma yetisini kaybeden ve kendini tedavi etmek için türlü yollara başvurarak geçirdiği süre içinde hayatı değişen Dr. Strange ile; ortağı olan S.H.I.E.L.D. ajanı Nick Fury’nin maceraları oldukça eskilere dayanıyor. Marvel Comics’in eski başkanı ve yönetim kurulu üyesi Stan Lee ile Jack Kirby’nin yarattıkları Strange Tales isimli çizgi roman antolojisinde Dr. Strange ve Nick Fury’nin maceraları anlatılırken sürekli ismi anılan S.H.I.E.L.D. ise; varlığını günümüze kadar sürdürmüş köklü bir kuruluş.

Karakterler ve Hikaye Hakkında

phil-coulson

Phil Coulson (Clark Gregg):

S.H.I.E.L.D.’da uzun süre boyunca görev almış, pek çok ülkede saha tecrübesi edinmiş bir ajan. Hatırladığı son şey, Loki’nin ellerinde hayata gözlerini yumduğu. O olaydan sonrası hakkında bildiği tek şey ise; 8 saniye boyunca tıbben ölü sayıldıktan sonra tekrar hayata döndürüldüğü. Kurum politikası ruhunun derinliklerine işlediği için bu konuyu sorgulamayı aklına bile getirmeyen Coulson, dizinin ilerleyen bölümlerinde kendisiyle ilgili sorular hakkında daha meraklı ve şüpheci bir insan olmaya başlıyor.

melinda-may

Melinda May (Ming-Na Wen):

Ekibin yolculuk ettiği uçağın pilotu. Aynı zamanda her türlü silah ve yakın dövüş konusunda uzman. S.H.I.E.L.D. ajanları eğitimleri süresince Ajan May’in saha tecrübelerini ders olarak öğrendikleri için kendisi ajanlar arasında bir efsane. Öyle ki; gerçek ismiyle kendisini pek tanıyan çıkmasa da, “Süvari” denildiği zaman kimden bahsedildiğini bütün S.H.I.E.L.D. ajanları gayet iyi biliyor. Kendisine bu lakabın takılması konusunda pek çok efsane dönse de; Ajan May, ne bu lakaptan, ne de sahip olduğu “Ölüm Makinesi” şöhretinden pek de hoşnut olan bir karakter değil. Aksine, pek çok savaş ve ölüm görmüş her insan gibi bu tip konulara karşı hayli gönülsüz. Coulson tarafından ekibe çağırıldığında sadece pilotluk yapmak istediğini vurgulasa da; kendisini çoğu zaman aksiyonun tam ortasında buluveriyor.

grant-ward

Grant Ward (Brett Dalton):

Ekibin yakın dövüş ve silah kullanma konusunda uzman olan bir diğer üyesi. “Black Ops” olarak tabir edilen kayıt dışı operasyonlarda uzman. Boylu poslu, eli yüzü düzgün bir karakter. Takım elbise giydirin kokteyle, kamuflaj giydirin araziye gitsin. Henüz 30’lu yaşlarının başında olmasına rağmen işinde uzman. Fakat biraz asosyal. Ekip çalışmasından da pek hoşlanmıyor. Bizdeki tabirle tek tabanca bir karakter. Phil Coulson’a hayran, Melinda May’e ise hafif yanık.

skye

Skye (Chloe Bennet):

Ekibin tek sivil üyesi. Ajan Coulson ile tanışana kadar “The Rising Tide” isimli bir hacker grubunun en sağlam üyelerinden biriydi. Hüzünlü bakışlarından ötürü diziyi izlerken “Acaba ne zaman ağlamaya başlayacak?” diye endişe ettiğim cici kızımız, ilk bölümden beri Ajan Coulson’ın özel ilgisine mazhar olmakta. Kendisi anne ve babası olmadan büyüyen, biraz asi bir kız. Muhtemelen bu sebeple Skye’a karşı merhamet duygusu aşırı gelişen Coulson, ilerleyen bölümlerde ailesini bulabilmesi için S.H.I.E.L.D.’ın kaynaklarını Skye ile paylaşmayı planlıyor.

leo-fitz

Leopold “Leo” Fitz (Iain De Caestecker):

Mühendislik ve silah yapımı konularında uzman, İngiliz asıllı S.H.I.E.L.D. ajanı. Her bilim adamı gibi aksiyondan yoksun, fazla konuşan, ama buluşlarıyla ekibin hayatını kolaylaştıran bir karakter. Birazdan bahsedeceğimiz Ajan Simmons’a gönlü kayık. Ama Simmons’ın anaç tavırları yüzünden platonik aşkla yetiniyor.

jemma-simmons

Jemma Simmons (Elizabeth Henstridge):

İnsan ve uzaylı biyolojisi konusunda uzman. Yine İngiliz asıllı. Yine aksiyondan yoksun, çok konuşan, ama kadın olmasından ötürü olsa gerek biraz civelek bir karakter. O da Ajan Fitz’e karşı boş değil ama ikisinin de duygularını asla dilegetiremeyeceklerini düşünüyor.

Her Hollywood hikayesi gibi aşk, arkadaşlık, ebeveny-çocuk çatışması gibi konuları alt metinlerinde barındıran; üst metninde ise fantastik ve bilim-kurgu öğeleri işleyen Agents of S.H.I.E.L.D.’ın pilot bölümü 2012 sonlarına doğru Joss Whedon, Jed Whedon, ve Maurissa Tancharoen tarafından yazıldı. Yönetmenliğini Joss Whedon’ın üstlendiği pilot bölümü ABC tarafından onaylanan dizi, 2013’ün üçüncü çeyreğinde seyircisiyle buluştu. Marvel Cinematic Universe stüdyolarında çekimleri devam eden ve son olarak 1. sezonun 13. bölümü yayınlanan dizi, 22. bölümde sezon finali yapacak.

Etiket: , , , ,


Yazar Hakkında

1983 yılından bu yana İstanbul'un muhtelif semtlerinde kendisine rastlanan şüpheli, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nde öğrenciyken merak sardığı bilgisayar programcılığını meslek edinmiştir. Kendisini görenler veya tanıyanlar, Alo 171 Sigara Bırakma Hattı veya 190 Alo Fetva hattını arayarak ihtiyaçları olan her konuda yardım alabilirler. Şüpheli şahıs, bu konuyu sorun etmeyecektir.