Annihilation (Yok Oluş)

Annihilation (Yok Oluş) ve Sonrasında İzlenesi 10 Film

Annihilation (Yok Oluş), Jeff VanderMeer’ın 2014 yılında yayımlanan 3 kitaptan oluşan Southern Reach Üçlemesi isimli serinin aynı isimli ve Nebula ödüllü ilk hikayesinin uyarlama filmi.

Kitabı senaryolaştıran ve aynı zamanda filmin yönetmeni olan Alex Garland’ın özgeçmişinde neredeyse yok yok. Enslaved: Odyssey to the West oyununun yaratıcısı, Leonardo Di Caprio’nun oynadığı The Beach filminin aynı isimle uyarlanan kitabının yazarı, 28 Day After‘ın senaristi, Ex-Machina‘nın yönetmeni ve senaristi…

Annihilation’ın konusu üç yıl önce bir fener kulesinin etrafının soluk renkli bir gökkuşağına benzeyen The Shimmer (parıltı) diye isimlendirilen bir şeyle kuşatıldığının tespit edilmesine dayanıyor. Bu bölgeye giren ve olayın gizemini aydınlatmaya çalışan ekiplerin hiçbiri şimdiye kadar dönmeyi başaramamıştır. İçine aldığı her şeyi yok ettiği düşünülen ve giderek yayılmaya devam eden parıltının engellenmesi gerekmektedir.

Eski bir asker olan, sonrasında ise hücrenin genetik olarak programlanmış yaşam döngüsünü araştıran biyolog olarak görev yapan Lena (Natalie Portman) ve kendi alanlarında çeşitli yetenekleri olan dört kadın bu sırrı çözmek için The Shimmer bölgesine girerler.

Kitabı okumadım ancak filmde çok fazla klişe olduğunu söyleyebilirim. Birçok konunun ucu açık ve birkaç korku katılmış sahne dışında genelde aynı tempoda ilerliyor.

Ama bununla birlikte bildiğimiz bilim kurgu temalarının içine spiritüel bir bakış açısı eklenmiş. Bu tür perspektif eklenmiş bilim kurgular genelde çok hassas (ya da tehlikeli) bir noktada duruyor. Anlatmak istediğin ne varsa, nasıl anlatırsan anlat bir şekilde eğreti duracak o kesin gibi. Ben bunu şuna benzetiyorum; en mükemmel fotoğraf makinaları bile gözümüzün gördüğü ile aynı görüntüyü henüz çekemiyor. Hayal gücü de öyle muazzam bir şey ki henüz hiçbir renk, çizgi, ses ya da görüntü gerçekten anlatmak istediğimizi tanımlayamıyor. Interstellar filmindeki malum sahneyi, birileri elbette “perde arkasından kitap alır gibi” bir benzetme yapacak ya da Annihilation’daki gibi bazı görüntüler absürt gelecek.

Annihilation_deer

Hayal gücünü somutlaştırdığında ve Garland gibi tamamen sade bir yaklaşımda bulunduğunda, artık karşı tarafın nasıl gördüğüne bırakıyorsun. Ve onun nasıl gördüğü de tamamen öznel bir durum.

Ben filmde her canlının aynı özden geldiğini ve en nihayetinde aynı öze dönüştüğünü gördüm. Karakterlerden biri prizma örneği ile aslında bunu ustaca özetliyor. Ve Garland bunu yaparken son derece hassas davranmış. Son dönemlerde alışık olduğumuz kasvetli distopik havadan tamamen uzak hatta şaheser tadında görüntüler bile ortaya çıkmış diyebilirim. Vahşi olarak nitelendirilecek bu görüntüleri bu şekilde sunmak bence çok akıllıca olmuş.

Bu ve benzeri farklı perspektifler katılmış bilim kurgu filmleri benim her zaman ilgimi çekiyor. Aynı ilgiyi siz de paylaşıyorsanız, aşağıdaki liste ile sizi baş başa bırakıyorum.

1. Ex Machina

Ex Machina (2014)

Alex Garland tarafından yazılan ve kendisinin ilk yönetmenlik denemesi olan 2015 yapımı İngiliz bilim kurgu, psikolojik gerilim filmi. İşvereni tarafından insansı robot yapay zeka Ava’nın Turing testi yapması için davet edilen yazılımcı Caleb Smith’in (Gleeson) hikayesini anlatıyor.

2. The Fountain (Kaynak)

The Fountain (Kaynak 2006)

Yönetmenliğini Darren Aronofsky ‘nin yaptığı başrollerini Hugh Jackman ve Rachel Weisz’in paylaştığı tarih, din, bilim kurgu ve fantastik öğeleri harmanlayan 2006 yapımı Amerikan romantik drama filmi.

3. Under the Skin

Under The Skin (Derinin Altında)

Başrolünde Scarlett Johansson’un oynadığı filmin konusu insan formunda dünyaya gönderilmiş bir uzaylı olan Isserley’in, İskoçya’da yol kenarında otostop çeken insanları toplayıp yemeye başlamasına dayanıyor.

4. Stalker (İz Sürücü)

Stalker

Tarkovsky’in yönettiği, Ştrugatski kardeşlerin yazdığı Uzayda Piknik kitabının hikayesini temel alan 1979 yapımlı Stalker, bilim kurgudan ziyade psikolojik ve felsefi yönü ağır basan bir başyapıt olarak nitelendirilebilir. Film, üç adamın (yazar, bilim adamı ve iz sürücü) Bölge’ye yolculuğunu ve burada yaşadıklarını anlatır.

5. Solaris

Solaris (1972)
Stanislaw Lem’in aynı adlı romanından uyarlanan yapımın yönetmenliğini Andrey Tarkovski üstlenmiştir. Duygusal krizler nedeniyle başarısızlığa uğrayan bir uzay deneyini konu almaktadır.

6. Arrival (Geliş)

Geliş (Arrival) - 2016

Arrival, yazar Ted Chiang’in Story of Your Life adlı kısa hikayesinden Eric Heisserer tarafından uyarlanan 2016 yapımı Amerikan bilim kurgu, dram filmidir. Hangi nedenle dünyaya indiği anlaşılmayan dünya dışı varlıklar ile iletişim kurması için görevlendirilen bir dil bilimcisinin hikayesi anlatılmaktadır.

7. The Thing (Şey)

The Thing (Şey)

Bill Lancaster tarafından yazılan ve başrolünde Kurt Russell‘ın bulunduğu 1982 yapımı Amerikan bilim kurgu korku filmidir. Film, adını diğer organizmaları taklit edebilen dünya dışı bir yaşam formuna ithafen almıştır. The Thing, Antarktika araştırma istasyonuna sızar ve araştırmacıların görünüşlerini taklit ederek grup içinde bir paranoyanın gelişmesine sebep olur.

8.  2001: A Space Odyssey (2001: Bir Uzay Destanı)

2001: A Space Odyssey (2001: Bir Uzay Destanı)

Arthur C. Clarke‘ın kısa bir öyküsünden esinlenen senaryosu, Clarke ve filmin yönetmenliğini yapan Stanley Kubrick ve tarafından kaleme alınmıştır. 1968 yapımlı film insanın evrimi, teknoloji, yapay zeka tematik unsurlarını işlemesi yanında, bilimsel gerçekliği, öncü olan görsel efektleri, provokatif belirsizliği ve bazı yorumculara göre içerdiği gerçeküstü betimlemeleri, geleneksel anlatım teknikleri yerine sessizlik ve asgari düzeydeki karşılıklı konuşmaları ile ün yapmıştır.

9. The Descent (Cehenneme Bir Adım)

The Descent (Cehenneme Bir Adım)

Neil Marshall tarafından yazılan ve yönetilen 2005 yapımlı İngiliz macera, korku ve fantastik temalı film, dört kadının tırmanış amaçlı gittikleri bir mağarada başlarına gelen tuhaf şeyleri konu alır. Hayatta kalma mücadelesi olduğu kadar karakterlerin arasındaki duygusal ve psikolojik gel gitler de dikkat çeker.

10. Interstellar (Yıldızlararası)

Interstellar (Yıldızlararası)

Bir salgın sebebiyle kıtlık yaşanan dünyada, yakın gelecekte yaşanması da zor hale gelir. Artık halktan destek göremediği için çalışmalarını gizli yürüten NASA, Satürn yakınlarında bir solucan deliği keşfeder ve 12 gönüllü bilim insanını başka bir galaksiye yaşanabilir dünyalar aramak için gönderir. Interstellar, çarpık uzay-zaman, gerçekliğin kumaşındaki delikler ve yer çekiminin ışığı nasıl büktüğü ile ilgili olduğu kadar aynı zamanda insan doğası, bağlılık, umut ve vazgeçmeme ile de ilgili.

Film önerileri ilk defa nerdist.com‘da yayımlanmıştır.

Etiket:


Yazar Hakkında

Dergi ve e-ticaret sektöründe uzun yıllar "IK'cı" olarak çalıştı. İşinde en çok üniversitelere gitmeyi, genç yeteneklerle dijital dünyayı konuşmayı sevdi. İşini gücünü bıraktı, eş durumundan yaklaşık 1 yıldır Amsterdamlı oldu. Dijitali, teknolojiyi, gezmeyi, ağacı, yeşili, maviyi, yogayı, yazmayı, izlemeyi sever. En çok küçük şeylerden mutlu olur.