Totaliter Distopyalar’a Ne Kadar Yakınız?

Açık Japonya üniversitesinde profesör olan Masaaki Kurosu’nun bilim kurgunun pesimistik gelecek görüşü hakkındaki yazısı gerçekten çok etkileyici. Bilim kurgu tarzındaki kitap ve filmlere baktığımızda çoğunun bir ütopya değil de distopyada geçtiğini görüyoruz. Bunların bir kısmı filmlerde seyirciyi tatmin etmek açısından mutlu son ile bitirilse de bir çoğu kötü sonu ile bizi düşüncelere sürüklüyor. Makaledeki tablolarda, toplum üzerindeki hakimiyetin, genelde propagandası nefret olan tek partili hükümetler tarafından sağlandığı, davranış ve düşüncelerin de çeşitli araçlarla kontrol edildiğini göreceksiniz. Masaaki Kurosu şu soruyu da gündeme getiriyor. “Demokrasi sonsuza dek sürecek toplumun nihai şekli midir?”

Yazıyı mutlaka okumanızı tavsiye edip aşağıdaki totaliter distopyalara da bir göz atmanızı öneriyoruz. Sizce günümüzde yaşadıklarımız bu distopyalara ne kadar yakın?

1984 – George Orwell

Totaliter distopya denilince akla ilk gelen bilim kurgu romanıdır. 1948 yılında yazılan roman, 1984 yılında öngörülen totaliter rejimi çok acı yönleriyle anlatır. Sözde sosyalist bir tek parti yönetimindeki İngiliz halkı korku, nefret ve beyin yıkama ile yönetilmektedir. Romanın en önemli özelliklerinden biri günümüz diline kazandırdığı terimlerdir. Büyük Birader ve Düşünce Polisi gibi. Roman 1984 yılında sinemaya da uyarlanmıştır.

1984_01

Fahrenheit 451- Ray Bradbury

Adını kağıdın tutuşma sıcaklığından alan roman kitapların yasak olduğu ve itfaiyeciler tarafından yakıldığı bir dönemi anlatır. İnsanlar televizyondaki beyin yıkacıyı programları izlemektedirler. Kurgusu değiştirilerek filme de uyarlanan roman Türkiye’de Değişen Dünyaların İnsanları adıyla yayınlanmıştır.

Fahrenheit_01

V for Vendetta – Alan Moore

Daha çok filmi ile bilinen V for Vendetta aslında bir çizgi romandan uyarlamadır. Terör olaylarındaki artış sebebiyle çözümü baskıcı bir yönetimde arayan İngiliz halkının uyanışını anlatır. Karakterler özgürlüklerinin korkularına kurban edilmesi ile karşı karşıyadır. Çizgi romanda faşizme karşı anarşizm hareketi vurgulanırken filmde buna yer verilmemiştir.

V-For-Vendetta_01

Mülksüzler – Ursula K. Le Guin

1974 tarihli roman Ursula K. Le Guin’in deyimiyle ikircikli bir ütopyadır. Hayali bir evrende geçen romanın konusu Annares’li Odo’cu anarşistler ile Urras’lı kapitalistler arasında geçmektedir. Ne anarşizmin ne de kapitalist ve devletçi bir toplum yapısının ütopya olamayacağı anlatılmaktadır.

The Dispossessed_01

Biz – Yevgeni Zamyatin

1920’de yazılan Biz, 26.yy’da geçmektedir. Matematiğe dayandırılan bir yaşam, benliğin yok edilmesi ve insanın kendisinden ve doğadan koparılması ana konulardır. İsimlerin bile matematiksel olarak verildiği romanda baş kahraman D-530’un günlüğünden olaylar okura aktarılır. Şeffaf odalarda yaşayan dişi ve erkekler sürekli izlenmekte ve ancak kendilerine izin verildiğinde çiftleşebilmektedirler. 1984 ve Cesur Yeni Dünya romanları da bu romandan esinlenerek yazılmıştır.

We_01

Cesur Yeni Dünya – Aldous Huxley

1931 yılında yazılan roman 26.yy Londra’sında geçer. İnsanların sağlıklı olduğu, savaş ve yoksullukların üstesinden gelinmiş, teknolojik açıdan gelişmiş bir toplumun anlatıldığı roman başta ütopya gibi görünse de toplumun bu kazanımlarına karşıt olarak kaybettiği değerler de vardır. Aile, çeşitlilik, sanat, felsefe ve dine bu toplumda yer yoktur.

bravenewworld_01

Metropolis – Thea von Harbou & Fritz Lang

Senaryosu 1924 yazılan Metropolis 1927 de yazarın eşinin yönetmenliğinde filme çevrilmiştir. Filmin İstanbul’daki gösterimi atezim ve komunizm propagandası yaptığı gerekçeleriyle yasaklanmıştır. Filmde kapitalist düzen içinde çalışan işçiler ile işverenler arasındaki sosyal krizler anlatılmaktadır.

metropolis_01

Etiket: , ,


Yazar Hakkında

1984 doğumlu. Evli.Tenten'in annesi. Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisi olmasına rağmen çok sevdiği denizi bırakıp yerleşik hayata geçti. 2009'dan beri yazılım sektöründe test mühendisi olarak çalışıyor. Bilim kurguyu, kitapları ve hayvanları çok seviyor.