Eve no Jikan (Time of Eve)

Eve no Jikan: Bu Kafede İnsan ve Robot Ayrımı Yapılmaz!

Time of Eve (イヴの時間 Ivu no Jikan) yakın gelecekte Japonya’da androidlerin günlük yaşamda kullanılmasını konu alıyor. Gelecek deyince aklınıza uçan arabalar ya da uzay gemileri gelmesin. Robotların günlük yaşamda insanlarla olan ilişkilerini anlatan çok daha basit bir hikaye bu. Daha derinlemesine bakıldığında ise kendimize üstün varlık diyen biz insanların, duygularımızdan, anlaşılmaz karakterlerimizden, bulunduğumuz ortamdan etkilendiğimizden dolayı kendimizi ne kadar da sınırladığımızın güzel bir incelemesi.

Bu zaman zarfında adroidler aynı biz insanlara benziyor. İnsan gibi hareket edip, insan gibi konuşuyorlar. Ama insan değiller. İnsan değiller, çünkü verdiğimiz emirlerle çalışıyorlar. İnsan değiller, çünkü duyguları yok. Dönemin hükümeti onların insan gibi olmalarından korktuğu için, insana yakın faaliyet gösteren androidlere karşı bir takım yaptırımlarda bulunuyorlar. Bize daha fazla benzeyip bizden biri olmalarından belki de. Belki de yaptığımız işi bizden daha iyi yapabilecekler; bizden daha fazla sevebilecekler; bizim anlaşılmaz karakterimizin aksine bizden daha mantıklı davranabilecekler diye.

Sammy daha fazla insan gibi görünmek için taç ve toka takıyor

Bir gün Rikuo ev androidi Sammy’nin bazı zamanlarda habersizce evden çıktığını fark eder. GPS kayıtlarına baktığında, kayıtların arasında ilginç bir metin görür: “Are you enjoying the Time of Eve?” Bunun üzerine Sammy’nin gittiği yeri bulmak için sınıf arkadaşı Masaki ile yola çıkarlar ve kendilerini Time of Eve adında ilginç bir kafede bulurlar. Kafenin girişinde şu yazmaktadır:

Bu kafede, insan ve robot ayrımı yapılmaz!

Kafenin tüm sakinlerinin de kendi karakteri var. Neredeyse hiçbir yardımcı karakterin içi boş bırakılmamış.  Rikuo’nun kafede ilk karşılaştığı kişi Akiko (アキコ), oldukça hızlı konuşan neşeli genç bir kız. İlk başta bu karakterinden dolayı insan olduğu sanılır ama daha sonradan android olduğu anlaşılır. Kafede insan ve robot eşitliğine aşırı dikkat eden kafenin baristası Nagi (ナギ); kendine “ben kediyim” diyen ufak şirin kız Chie (チエ) ve onun yaşlı koruyucusu Shimei (シメイ);  sessiz samimi çift Rina (リナ) ve Koji (コージ) ve takım elbiseli gizemli adam Setoro (セトロ) da kafenin diğer sakinleri olarak tanıtılıyor.

Time of Eve kuralları

Hikayenin kurgusu Isaac Asimov’un Üç Robot Yasası, bunlardaki açıklar ve bu açıklardan yola çıkarak meydana gelen bir dizi olay üzerine kurulmuş. Nedir bu yasalar:

  1. Bir robot, bir insana zarar veremez ya da bir insanın zarar görmesine seyirci kalamaz.
  2. Bir robot, birinci yasayla çelişmediği sürece bir insanın emirlerine uymak zorundadır.
  3. Bir robot, birinci ve ikinci yasayla çelişmediği sürece kendi varlığını korumak zorundadır.

Bu üç yasayı senarist ve yönetmen Yasuhiro Yoshiura çok güzel işlemiş. Bir çok olayda bu yasaların izlerini hissedeceksiniz. Yönetmen, kullandığı renkler, ortam ve detaylarla sizi o anki duyguya çekmeyi kolaylıkla başarıyor. Çoğu mekanda bu detayları titizlikle işlemiş. Zamanında Amerika’daki siyahi ayrımı benzeri ayrımcılığı kafelerin önündeki “Robotlar giremez” tabelalarını gördüğünüzde fark edeceksiniz. Şehirdeki parlak ama gri tonlar biraz daha fütüristik ve yalnızlık hissini verirken; kafenin çiziminde kullanılan daha koyu ve kahverengi tonları oranın gizli bir mekan olmakla birlikte sıcak ve samimi olduğu izlenimini uyandırıyor. Kahveyi ve kafeleri çok sevdiğim için bu benim hissiyatım da olabilir. Çok beğendiğim karelerden biri de eski tip bir robottaki göz yaşına benzer paslanmaydı. Yine ilk modellerden birinin ona ne kadar kötü davranılsa, tüm hafızası silinse dahi sahibinin çocuğunun kendine taktığı adı hatırlaması animedeki inanılmaz detaylardan.

Bir diğer ufak ayrıntı da animenin sinematografisinde. Anlatım çoğunlukla üçüncü şahıs gözüyle canlandırılmış. Ama bazı anlarda yönetmen birinci şahısa geçiş yapıyor. Bu anlarda kamera açısı değişimindeki anlık titremeler seyirciyi sahnenin içerisine çekerek kendileri anı yaşıyormuş izlenimi uyandırıyor. Çizimleri ve kullanılan renkler bana Byousoku 5 Centimeter‘i andırdı.

Yazının başında söylediğim gibi karakterlerimizin kafaları karışıktır. Biri ev androidinin insan tepkileri göstermesinden, diğeri çocukluğunda kendi robotu tarafından ihanete uğradığını düşündüğünden robotlara karşı güvensizlik hissetmektedir. Bu yüzden bazı durumlarda androidlere oldukça sert davranırlar. Her şeye rağmen androidleri, onları arkadaşları gibi görüp mümkün olduğu kadar korumaya çalışır. Hikayenin kırılma noktası da işte tam o anda olur.

eve-no-jikan-log

Son zamanlarda izlediğim en ilginç animelerden biriydi. Her ne kadar durağan bir yapısı olsa da sıkılmadan izledim. Çizimleri, kurgusu, anlatımı, yarattığı hissiyat mükemmeldi. Orijinalinde Ağustos 2008, Eylül 2009 tarihleri arasında altı bölümlük ONA şeklinde yayınlanmış. Mayıs 2010‘da da tüm bölümler birleştirilip bir film halinde tekrardan yayınlanmış. Film ve ONA PG-13 olarak değerlendirilmiş. Zaten çocuklarınızla izlemeniz filmdeki aksiyon azlığından zor olabilir. Yine aynı yönetmenin çok beğendiğimiz bir diğer filmi Tepetaklak Patema (サカサマのパテマ, Sakasama no Patema) ile ilgili yazıyı da okumanızı tavsiye ederim.

Kaynaklar

themanime.org
https://animereviewers.wordpress.com/2010/12/09/time-of-eve-review-movieona/
Kapak resmi: deviantart.com

Etiket: , , ,


Yazar Hakkında

Marmara Üniversitesinde öğretmenlik okurken istediği mesleğin bu olmadığına karar verip web yazılımcılığına geçmiş; aldığı bu karar yıllar sonra Amsterdam'a taşınmasına sebep olmuştur.