Ann Leckie Adalet

Radch İmparatorluğu’na adalet gelecek | Ann Leckie

2013-2014 yıllarında Hugo, Nebula, Locus ve Arthur C.Clarke gibi tüm prestijli ödülleri toplamış olan Adalet, Ann Leckie’nin ilk romanı ve Radch İmparatorluğu serisindeki ilk kitap. John Scalzi (Yaşlı Adamın Savaşı) ve Patrick Rothfuss (Kral Katili Güncesi) gibi yazarların övgülerini almış olan kitap, Türkçe’ye İthaki Yayınları tarafından çevrilip yayımlandı. Üç ana kitaptan oluşan Radch İmparatorluğu serisinde aynı evrende geçen iki tane de kısa hikaye bulunuyor.

Radch evrenini temelini oluşturan ilk kısa hikaye Night’s Slow Poison ilk olarak artık basımı durmuş olan Eletric Velocipede isimli dergide ardından Ann Leckie kitapları ile ödülleri topladıktan sonra online olarak Tor.com’da yayınlanmıştır. İkinci kitap olan Kudret yayınlandıktan sonra da She Commands Me and I Obey isimli kısa hikaye yine bir online dergi olan strangehorizons.com’da yayınlanmıştır. Emin olmamakla beraber bu iki hikayenin kronolojik olarak Adalet’in öncesini anlattığını düşünüyorum çünkü goodreads‘de seri içerisinde 0.5 ve 0.6 olarak numaralandırılmış.

Türkçe’ye İthaki Yayınları tarafından çevrilmiş olan Radch İmparatorluğu serisi

Radch İmparatorluğu’na giriş

Binlerce yıl gelecekte, yayılmacı Radch İmparatorluğunun evrende hüküm sürdüğü bir zamanda, imparatorluk gemileri yapay zeka ile kumanda edilmektedir. Her geminin yapay zekası kendi bağıllarına sahiptir. Bağıllar, eskiden insan olan, şimdi ise yapay zeka ile birleştirilmiş insan görünümünde, sahip oldukları implantlar ile geliştirilmiş güçlere sahip askerlerdir. İmparatorluğun gerçek insanlar yerine bu askerleri tercih etmesinin sebebi sorgusuz sualsiz emirleri yerine getirmeleri ve daha verimli çalışmalarıdır. İmparatorluğun sömürgelerinde bulunan insanlar bile çoğu zaman bağılları insan askerlere tercih eder. Çünkü bağıllar kafalarına göre iş yapıp insanları sırf canları istedi diye öldürmez.

Shis’urna gezegeninin Radch İmparatorluğu topraklarına katılması sırasında, imparatorluk gemilerinden Toren’in Adaleti’nin Esk 1 birliği Teğmen Awn ile beraber gezegende görevlidir. Bir kışkırtma sonucu henüz topraklara katma sürecindeki vatandaşların birbirine düşman olması ile bir ayaklanma ortaya çıkar. Bu ayaklanmayı çözmek zorunda olan Teğmen Awn, Radch İmparatoru Anaander Mianaai’nin gizli planlarına kurban gider. Çok sevdiği teğmeninden olan Esk 1, imparatorun emirlerini sorgulamaya başlar.

Hikaye hem geçmiş hem şimdiki zamanı anlatırken bir bağılın nasıl olup da birliğini ve gemisini bırakıp yıllarca sürecek bir plan ile imparatorluğa adaleti getirmeyi amaçladığını anlatıyor.

Kalbim bir balık, saklanmış su çimenlerine…

Toren’in Adaleti’den Esk 1 birliğinin 19. bağılı, namıdiğer Breq kitabın ana karakteri. Hikaye Breq’in macerasını anlatırken onu ve yaşadığı evreni yavaş yavaş tanıyoruz. Şarkı söylemek en önemli özelliklerinden olan Breq, kendisinin ne olduğunu ve ne olmadığını sorgularken, yeni hayatına uyum sağlamaya çalışan bir yapay zeka parçası. Parçalanmış zihni, eskisi gibi başka bağıllar ile iletişim halinde olmayan, kendi verdiği komutları uygulamak zorunda olan, ilk defa kendini bu denli yalnız hisseden bir yapay zeka.

Breq’i sevdim diyemem. Ama ona acıdım. Eskiden bir insan iken bağıl haline getirilmiş olmasına değil de bir bağıl iken yalnız kalışına üzüldüm. Bağıllığın nasıl bir his olduğu Breq’in ağzından çok güzel aktarılmış kitap boyunca.

Bağıl unsuru kitabın ana teması. Ancak Radchai evreni ve olaylar kurgusu sadece bağıllar etrafında dolanmıyor. Adalet bir açıdan da bir uzay operası ve galaksideki politik olayları da konu alıyor. Siyaset, sınıf farklılıkları ve ayrımcılık, torpil, koltuk sevdası, entrika…hepsi var.

Bağıllık ve Dualite : Sen ve ben biriz. Ama bir dakika!? Sen de kimsin?

Yapay zekanın bağılların arasında bölüştürülüp ortak bir zihin yaratılması teknolojisi, Radch imparatorunun adeta bir Tanrı gibi her yerde bulunması ve ölmemesi için de kullanılıyor.

Radch imparatoru Anaander Mianaai’nin ortak zihni paylaşan birçok bedeni bulunuyor. Koca bir imparatorluğu yönetebilmek, her şeyden haberdar olmak ve “düşmanının silahını karşısına çıktıkları an yok etmek” için bu ortak zihinde birleşen bedenlere ihtiyacı var.

Peki hangisi hangisi? Onun komutasında olan bağıllar ve insanlar hangisine itaat edecek? İdealde hepsi bir. Organize çalışan bir zihni temsil eden bir imparator. Ama gerçekte işler böyle yürümüyor. Bedenler birbiri ile zıtlık yaşayabiliyor. Bir açıdan bu durumun farkında olan Anaander bu dengenin bozulmasını istemiyor.

Kitabın tümü ve hatta Radchaai evreni zıtlık ve denge üzerine kurulu.

Aatr’ın memeleri adına

Radch dininde her şey baş tanrı Amaat’ın iradesine bağlıdır. Amaat evreni kendi tezahürü olan dört kavramdan yaratmıştır. Radchaai’lerin gemileri adlarını tanrılardan alır. Hatta Toren’in Adaleti’nin birliklerinin isimleri de bu zıtlık kavramlarından oluşuyor.

Etrepa / Bo – Aydınlık / Karanlık
Esk / Var – Başlangıç / Son
Issa / Inu – Hareket / Durgunluk
Vahn / Itr – Mevcudiyet / Yokluk

Breq’in soyağacı

Radch dini birbirine zıt olan bu kavramları biri olmadan diğerinin var olamayacağı bir düzende açıklıyor. Her şey birbirine bağımlı ve hiçbir şey tesadüfi değil. Kadercilik ön planda. Her şey olacağına varır ve her şey tanrının planıdır. Radchaii’lerin dini ve kültürleri ile ilgili verilen bu detaylar karakterlerin anlaşılmasına da yardımcı oluyor. Ana karakter Breq sürekli bir Radchaii olmadığını içten içe dile getirmesine ve bir planı olmasına rağmen yine de uzun süredir içinde yaşadığı bu kültürün etkisi ile planı ne olursa olsun kaderinde onu bekleyen bir şeylerin olduğunu seziyor.

Bu bölümün başlığı için kullandığım “Aatr’ın memeleri adına” deyimi kitap boyunca sıkça kullanılan bir Radchaii deyimi. Amaat Tapınağında bir heykeli var ve çocuklar onun memeleri üzerine bırakılarak gelecekleri için dualar ediliyor. Kitap boyunca cinsiyet konusunda kim erkek kim dişi anlamıyorsunuz ama Aatr’ın dişi bir tanrı olduğunu hayal ediyorum ve sonraki kitaplarda daha çok yer verilmesini umuyorum. Dişi olduğunu tahmin etmemin sebebi yazar Ann Leckie’nin bazı twitlerinde bu deyimi yerinde kullanması oldu 🙂

Oh, Aatr’ın memeleri adına, hayır, kadınlar bilim kurgu okumaz! Bilim kurgu yazmazlar da. Yazsalar bile gerçekten bilim kurgu olmaz.

Ann Leckie bilim kurgudaki bu cinsiyet meselesine kitabındaki tüm karakterleri “she” yani kadın olarak belirterek de farklı bir bakış açısı kazandırmış. Ursula LeGuin’in Karanlığın Sol Eli kitabında Gethen’lilerin çift cinsiyetli olması gibi Radchaii’lerde cinsiyet belirsizliği öne çıkıyor. Ne kadın ne de erkekler kendilerine özgü kıyafetler giymiyor ve dillerinde cinsiyeti ifade eden zamirler bulunmuyor. Bu sebeple ki Breq başka kültürden olan insanlara cinsiyet ayrımı yapan kelimelerle hitap etmekte zorluk çekiyor. Çünkü cinsiyetlerini tahmin edemiyor. Türkçe de kişi zamirlerinde cinsiyet ayrımı bulunmayan bir dil olduğundan kitabı çeviriden okuduğunuzda bunun farkına varamıyorsunuz. Çoğu kitabın, özellikle bilim kurgu kitaplarının ana kahramanlarının erkek olmasından ötürü olsa gerek kitap boyunca Breq’in erkek olduğunu düşünmem normal.

Tamam mı devam mı?

Kitap 2014 senesinde tüm ödülleri toplayınca okuma listeme eklemiştim ancak maalesef bu sene okuma şansı bulabildim. Ödül alan bir kitap olduğunu duyduğunuzda sanırım beklenti de artıyor. Kitabı okuyanlar ya çok sevmiş ya da hiç sevmemiş. Bana sorarsanız ortasındayım 🙂 Okurken çok sıkıldım ve pişman oldum diyemem ama seriye devam eder miyim bilmiyorum. Kitabın yarısına kadar Breq’in donukluğu (ki gayet normal çünkü insan değil) ve hiçbir yere varmayan konuşmalar beni yordu. Son bölümler ise hızlıca geçilmiş ve birden aksiyona dönüp bitirilmiş gibiydi. Bu ilk kitap olduğundan yazar yavaş bir geçiş sağlayıp kurguladığı evrene ait tüm sırları vermek istememiş de olabilir.

Etiket: , ,


Yazar Hakkında

1984 doğumlu. Evli.Tenten'in annesi. Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisi olmasına rağmen çok sevdiği denizi bırakıp yerleşik hayata geçti. 2009'dan beri yazılım sektöründe test mühendisi olarak çalışıyor. Bilim kurguyu, kitapları ve hayvanları çok seviyor.