Film Sıfır Teorisi (Zero Theorem)

Tarih: | Yazar: Yasemin Yiğit Kuru

0

Sıfır Teorisi (Zero Theorem)

Terry Gilliam’ın 1985 yapımı Brazil’i ve 1995 yapımı 12 Maymun’u sinema tarihinin tartışmasız en başarılı distopik filmleri arasında yer alıyor. Özellikle benim en sevdiğim filmlerden biri olan 12 Maymun’u defalarca, her seferinde aynı keyfi alarak izlediğimi söyleyebilirim.

Bilim kurgu’ya uzun süre ara verdikten sonra, Terry Gilliam’ın  2013’te  yeni bir distopik filmle geri dönmesi gerek yabancı basında gerekse Türkiye’de sözlük ve bilim kurgu sitelerinde heyecan yaratmış, diğer iki filmin başarısı da, Sıfır Teorisi’nden beklentiyi daha da arttırmıştı. Filmin Türkiye’de 2013’te vizyona girmemesine üzüldüğümü hatırlıyorum. Nisan 2014’e kadar beklemek zorunda kaldık Türkiye’ye gelmesi için. Vizyona girdikten sonra ise büyük beklenti sonucunda yaşanan hayal kırıklığından olsa gerek maalesef çok fazla üzerinde konuşulmadı ve beklenen ilgiyi uyandıramadı.

Terry Gilliam Photo: Jay Brooks/Saga

Terry Gilliam Photo: Jay Brooks/Saga

Filmin Konusu

Psikolojik olarak dengesiz olmasına rağmen çok zeki bir bilgisayar uzmanı olan Qohen, hayatın anlamını bulmasını sağlayacak bir telefon beklemektedir. Kablolu ev telefonundan gelecek olan telefonu kaçırmaktan korktuğu için iş yerinden evde çalışmak için izin ister. İş yeri yönetimi (Management) Qohen’den evde çalışarak Sıfır Teorisi’ni ispatlamasını ister. Oldukça zor olan bu görevi gerçekleştirebilmesi için Yönetim’in küçük  oğlu Bob, Qohen’e yardım eder. Bu arada bir partide tanıştığı Bainsley ile romantik ilişkisi de gelişmektedir. Sanal gerçeklikte sakin bir kumsalda buluşup birbirlerini tanımaya çalışırlar.

The_Zero_Theorem_beach

Oyuncu Kadrosu

Qohen rolünde Christoph Waltz oldukça iyi bir iş çıkartıyor. Yine 2013’ün başarılı distopya filmlerinden bir diğeri olan Snowpiercer’da da benzer bir tipte oynayan Tilda Swinton, sanal psikolog rolünde en az Snowpiercer’da olduğu kadar başarılı.

tilda swinton as shrink

Mat Damon’u ise Yönetim (Management) rolünde izliyoruz.

management

Sıfır Teorisi’nin Distopik Atmosferi

Teknolojinin insanları yalnızlaştırdığı, büyük şirketlerin dünyayı yönettiği karanlık bir distopya söz konusu. Karanlık bir distopya anlatılmasına rağmen, göz alıcı ışıklarla süslü sokaklar, rengarenk giyimli insanlarla aslında oldukça canlı bir ortam resmedilmiş. İnsanların içleri ile dışları arasındaki fark vurgulanmış adeta. İçlerinde bir kara delik varken dışarıdan neşeli, canlı, hareketli görünmeye çalışan insanların dünyası.

The_Zero_Theorem_black hole

İş yerinde diğerlerinden bölmelerle ayrılmış koltuklarda, birbirlerinden kopuk bir şekilde monitöre bakarak çalışan, ellerinde sürekli tablet veya telefon taşıyıp, kalabalık partilerde bile onlarla haşır neşir olan, müziğini bile kendi tabletinden dinleyen insanlar söz konusu. Fenalaşan birine yardım etmek yerine yanında selfie çeken insanların dünyası size çok yabancı gelmiyordur sanırım.

zero-theorem-official-trailer-1080p-hd-christoph-waltz-terry-gilliam

Bu bakımlardan günümüze ne kadar benziyor diye düşünmeden edemiyor insan. Sıfır Teorisi ile ilgili verdiği bir röportajda Terry Gillam, geleceği değil günümüzü anlattığını söylemiş. Bunu kendisi söylemeden de anlamak mümkün.

Sıfır Teorisinin distopik ortamı Brazil’dekine benzetilse de, Brazil’deki totaliter hükümetin (Government) yerini Sıfır Teorisi’nde özel şirketler (Mancom) almış. Dünyayı yönetme konusunda özel şirketlerin hükümetleri geride bıraktığı günümüzün kapitalist dünyası George Orwell’in ölümsüz eseri 1984 göndermeleriyle eleştiriliyor yer yer. Her yerde konuşlandırılmış kameralar, kameraların üzerindeki Yönetim Sizi İzliyor (Mancom is watching you) uyarları, her şeyin yasak olduğunu gösteren uyarı levhaları ile oluşturulmuş kocaman bir X in yer aldığı park sahnesi bu göndermelere iki güzel örnek olarak verilebilir.

zero-theorem-1

Filmin distopik atmosferi Philip K. Dick romanlarını da çağrıştırıyor. Sanal  gerçeklik cihazını kullanarak kahramanların romantik sanal buluşmaları ve sanal psikolojik danışman P.K.D romanlarında tasvir edilen benzerlerine çok yakın geldi bana. Ayrıca gerçekliği, varoluşu ve inancı sorgulayan, kendini her zaman biz (we) olarak tanımlayan şizofren baş kahraman Qohen de bir P.K.D romanının baş kahramanına benziyor.

Film hakkındaki eleştiriler

Sıfır Teorisi’nin 12 Maymun ve Brazil’in gerisinde kaldığı su götürmez bir gerçek. Imdb’de 8’er puan alan diğer iki filme rağmen, Zero Theorem’in puanı sadece 6.2.  Tabii bunun nedeni diğer iki filme oranla çok daha az Imdb kullanıcısı tarafından oylanması olabilir. 12 Maymun’u 400 bine yakın kullanıcı, Brazil’i 100 binin üzerinde kullanıcı oylamış. Zero Theorem’i ise sadece 18 bin kişi oylamış. Bu durum da filmin gerçekten pek dikkat çekemediğini kanıtlıyor sanırım. İlk defa bir film konusunda Imdb’den farklı düşünüyorum. 12 Maymun ve Brazil kadar iyi olmasa da, Sıfır Teorisi 6.2’den daha iyi bir puanı hak ediyor bence. Yönetmenin diğer iki filmini bilmeseydim, Imdb puanına bakarak bu filmi es geçebilirdim ki bu da benim için bir kayıp olurdu.

Eleştirilerin çoğunluğu filmin sonlarına doğru temponun düştüğü, kilisede geçen ikinci yarının yavaş ve sıkıcı ilerlediği yönünde. Filmin ilk yarısının ikinciye göre daha hareketli ve merak uyandırıcı olduğu konusunda ben de hem fikirim. Öyle farklı, renkli ve merak uyandırıcı bir dünya yaratılmış ki, ister istemez Qohen kiliseden bozma evine kapandığında bozuluyorsunuz. Keşke dışarıyı biraz daha gösterselerdi şeklinde sesli düşündüğümü hatırlıyorum filmi izlerken, ancak bu cümleyi kurmamın hemen ardından o eğlenceli ve görsel olarak da çok başarılı park sahnesi gelince  lafımı bir güzel yutuverdim 🙂

zero-theorem-waltz-2

Zero Theorem, The Giver veya Divergent gibi çocuksu, boş bir distopya filmi kesinlikle değil. Tüm diğer sunduklarının yanında, başarılı bir kapitalizm eleştirisi, varoluş ve inanç sorgulaması aynı zamanda. Kapitalizmin hiçlikten bile nasıl para kazanabildiğine dair filmden güzel bir diyaloğu aşağıda aktardım (Spoiler içerir) :

Qohen Leth: Neden bütün bunları bir hiç için kanıtlamaya çalışıyorsunuz?

Yönetim (Management): Ben asla hepsinin hiç için olduğunu söylemedim. Ben iş adamıyım, Bay Leth. Hiç bir şey sadece hiç bir şey içindir. Düzensizliği sağlayan paradır. Kaos para eder, Bay Leth. Kaosun zengin cevher damarları vardır, mancomun gücüyle de tamamen benim olacak. İnsan ırkının bir Tanrı’ya inanma arzusunun en üzücü yönü ya da başka bir deyişle bu hayattan daha iyi bir amaç bu hayatı anlamsızlaştırmasıdır. Gördüğün gibi, söz verilmiş sonsuzluk yolunda, burası sadece bir köprü. Seni seçmemin nedeni, yani aksi şekilde, kabul ediyorum, projemin antitezini temsil ettiğin içindi. Bir inanç adamı.

İyi seyirler

 

 

 

 

Etiket: , , , ,


Yazar Hakkında

Tüm dünyaya karşı bir kaliteci, özellikle süreçlere uymayanlara düşman. Süper kahramanlardan oluşan bir kalite takımının yöneticisi ve kurgu-bilim'in 4 silahşöründen biri. Bunlar yetmiyormuş gibi dinozor manyağı bir ufaklığın da annesi. Hepsine nasıl yetişiyor kendisi de bilmiyor ama bilimkurgu onun vazgeçilmezi. İletişim : yigityasemin1789@gmail.com