The boys

The Boys

Cinayet işlerken tereddüt etmeyecek kadar soğukkanlı, kendi gücü için bütün etik değerleri hiç eden, bir politikacı kadar her kitleye hitap eden, tüm dünyanın tanıdığı popüler isimler denince aklınıza ilk gelen isimler kimler?

Düşündüğünüz tüm isimleri bir kenara alın, ben süper kahramanlardan bahsediyorum.

Daha önce izlediğim hiç bir hikayeye konu olmamış, süper kahramanların karanlık, egoist, kibirli, acımasız yüzünü anlatan aynı isimli bir çizgi roman uyarlaması: The Boys. Dizinin yapımcısı Eric Kripke, aynı zamanda Supernatural ve Timeless’ın da yapımcısı. 

(Diziyi henüz izlemediyseniz, yazının bundan sonrasında sürpriz bozucu öğelere denk gelebilirsiniz.) 

Hikaye

Dizinin ana teması, New York’un göbeğindeki gökdelenlerden birinde, milyar dolarlık The Vought isimli bir holdingin yönetiminde olan “Seven” isimli süper kahraman grubunun toplu ya da bireysel felaketleri kurtarmakla görevli sözde süper kahramanlardan oluşuyor.

Çizgi romandaki hikayeye büyük çoğunlukla sadık kalınsa da grubun önderi “Homelander” ismili bir süper kahraman, dizideki hikayeden farklı olarak çizgi romanda farklı bir gezegenden bir yaratık. Dizi de ise farklı bir şekilde yaratılmış, ailesiz bir ortamda yetiştirilmiş, üstüne onlarca deney yapılmış, yaşıtlarından izole edilmiş bir karakter. Davranışları insanın tahammülünü zorlasa da sevgisiz büyüyen her birey gibi, Homelander’ın da neden böyle “kötü” olduğunu anlamak çok zor da değil. 

Amerikan Rüyası

Bir elektronik mağazasında satış yapan oldukça pasif bir hayat yaşayan Hughie Campbell, başına gelen bir olay sonrası, intikamını almak için “Seven” ile karşı karşıya gelen kişilerden oluşan Billy Butcher tarafından yönetilen “The Boys” ekibine dahil olur ve hikaye başlar. 

8.7’lik IMDB puanı ile baştan zaten iddialı görünse de açıkçası böyle sürpriz beklemiyordum. Bolca kan ve kara mizah barındıran hikaye aynı zamanda ataerkil, benmerkezci, popüler Amerikan kültürüne de bolca eleştiri yapmaktan çekinmiyor. 

Diziyle ilgili bulduğum ilginç bilgilerden biri de Obama’nın anılarını anlattığı kitabını yazma aşamasında, izlediği dizilerden biri olmuş. Bunun üzerine Homelander karakterinin oyuncusu Antony Star şöyle bir tweet atmış: “If the boys is good enough for Obama…it’s good enough.” (The boys eğer Obama için yeterince iyiyse, gerçekten iyi demektir.) 

3. Sezonda yeni karakterler dizide yer alacak ki bu diziyle ilgili sevdiğim konulardan biri. Farklı karakterleri derinlemesine işleyip vazgeçmekten çekinmiyorlar. Yeni sezonun, yıl sonundan önce yayına girmesi bekleniyor.

Etiket: , ,


Yazar Hakkında

Dijitali, teknolojiyi, gezmeyi, ağacı, yeşili, maviyi, yogayı, yazmayı, izlemeyi, okumayı sever. En çok küçük şeylerden mutlu olur.