Utopia – A dark future

Ütopya, cinayet-gerilim-drama gibi pek de ilgimi çekmeyen türlerle adlandırılmış bir İngiliz serisi olduğu halde  ismi sayesinde şans verdiğim; fakat konusu, görselliği, diyaloglardan olay örgüsüne ve karakterlere kadar her ayrıntısının çizgi roman tadı vermesiyle beni anında sarmış olan nadir dizilerden biri.

doomsday

İngiltere’nin marjinal dizi kanalı Channel 4 aracılığıyla izleyiciyle buluşan dizi iki sezonda tamamlanıyor. 1. Sezonu 2013’te ve 2. Sezonu 2014’te yayınlanan dizinin her iki sezonu da altı bölümden oluşuyor. Bölüm sayısı az olsa da her bölümün süresi yaklaşık bir saat uzunluğunda. Dizinin senaryosu Dennis Kelly tarafından yazılmış ve Marc Munden,Wayne Che Yip, Alex Garcia Lopez üçlüsü tarafından yönetilmiş. Dizi kadrosu ise muhtemelen daha önce hiç duymadığınız birbirinden başarılı oyunculardan oluşuyor. Alexandra Roach, Nathan Stewart-Jarrett, Paul Higgins, Fiona O’Shaughnessy, Adeel Akhtar, Fiona O’Shaughnessy, Steven Robertson, Oliver Woollford, Neil Maskell, Paul Ready, Geraldine James, Ian McDiarmid, James Fox, Michael Smiley ve Emilia Jones dersem daha iyi anlaşılacaktır:)

Dizinin konusuna gelince, olaylar birbirinden alakasız beş kişinin (Becky, Ian, Grant, Wilson, Bejan) online çizgi roman forumunda tanışıp kendilerini “Ütopya Deneyleri” isimli kült bir çizgi romanın orijinal nüshalarına (manuscript) sahip olarak bulmaları ve bu nüshaları almak isteyen Şebeke “The Network” adında gizli ve bir o kadar da vahşi bir organizasyonun iki “ajanının” peşlerine düşmesiyle başlıyor. Ajanlardan biri, bana göre dizinin iki baş kahramanından biri olan Arby (Neill Maskell)  ve diğeri de katildoğan modundaki Lee (Paul Ready) karakteri. Bu iki arkadaş için ekmek kesmekle insan doğramak arasında ince bir çizgiden dahi bahsetmek imkansız.

spoon

Arby ve Lee karakterlerinin oyunculukları, bana yoğun bir şekilde Michael Haneke’nin yönetmenliğini yaptığı “Funny Games” filmindeki Peter ve Paul karakterlerini hatırlattı. Ortak yönleri,  tamamen duygulardan arınmış ses tonları ve donuk ifadeleriyle (emotionally disconnected) insan dışı davranış sergilemeleri ve bunun bünyede yarattığı gerginlik-tedirginlik karışımı etki diyebilirim. Dizideki diğer karakterler de genel olarak İngiliz soğukluğunu yansıtarak Arby’nin tuhaflığına uyum sağlıyorlar.

Utopia nüshalarının içeriği dizinin ana hikayesi açısından büyük önem taşıyor. Çünkü bu nüshaların içinde, 1970 yılında başlatılan ve çok gizli bir çalışma olan Janus Projesine ait çok önemli bilgilerin olduğuna inanılıyor. Şebeke için önemi de buradan kaynaklanıyor. Bu çalışma, 1974 yılında Philip Carvel adlı dahi bilim adamı öncülüğünde MI5 isimli gizli servis tarafından yürütülmüş.

Dikkat Spoiler İçerir!

Janus projesi, insanları kısırlaştırma özelliğine sahip iki elementten oluşan Janus adlı proteinin geliştirilmesini içeriyor. Amaç, “100 yıl sonra petrol ve kömür bittiğinde ve 10 milyarlık gezegende sadece 1 milyar insana yetecek kadar yiyecek olduğunda büyük bir kaosun oluşmasını” önlemek. Kısaca indirekt soykırım. Başlangıçta, dünya nüfusunun %5-10 kısmı için plasebo kullanılarak insan ırkının devamlılığının da sağlanması hedeflenmişken; Philip Carvel’in proteini sadece belli bir ırkın etkilenmemesini sağlayacak şekilde modifiye etmesiyle Hitler’in “übermensch” histeryasına dönüşmüş. Hatasını erken fark eden Carvel proteini Şebeke’ye teslim etmemiş, yok etmeye de kıyamayarak 5 yaşındaki kızına enjekte etmiş. Gizli bir ajanın yardımıyla kaçmayı başaran Philip, bu yaşadıklarını kaldıramayarak akli dengesini kaybetmiş, Mark Dane ismiyle bir akıl hastanesine yatırılmış. Kızını da kurtaran ajan, Şebeke ajanları tarafından bulunup öldürülünceye kadar kıza göz kulak olmuş. Philip hastanede Utopia adlı bir çizgi roman yazmış ve yaptığı tüm korkunç deneyleri resmederken Janus adlı proteinin moleküler formülünü çizimin içine yerleştirmiş.

Spoiler Sonu!

Şebeke aynı zamanda Jessica Hyde adlı birinin de peşinde. Bu ismi birinci sezon boyunca, Arby’nin ağzından “Where is Jessica Hyde?” sorusu şeklinde defalarca duymaktayız ki  Arby’nin zorlama soruş şekliyle, unutulmayan replikler listesinin ön sıralarına balıklama atlıyor.

where is jessica hyde

Uzun süre Arby’nin ağzından düşmeyen Jessica Hyde (Fiona O’Shaughnessy) nihayet 2. bölümde karşımıza çıkıyor. Jessica Hyde, izlediğim diziler içerisinde en karizmatik bulduğum karakterlerden biri. Duruşu, dünyaya alışkın olmayan tavırları, mimikleri, kendinden emin, soğukkanlı ve cesur hareketleriyle Arby’le yarışır tuhaflıkta. Hatta 2. Sezonda bu konuda özel bir çalışma yapıldığına dair bir hisse kapılmadım değil..

 utopia_2-300x178

Dizide sağlam oyunculuğun ve sinematografik görselliğin yanında Avrupa rahatlığı da söz konusu. Yani kan ve seks öğesi normal bir diziye göre daha fazla kullanılmış.

Dizi yayınlandığı dönemde, İngiliz medyasının ilgi odağı olmuş ve ilk bölümlerdeki vurucu görseller açısından oldukça olumlu tepkiler almıştı. Aynı zamanda, özellikle çocuk oyuncuların da içinde bulunduğu sahnelerdeki şiddet öğesi açısından endişe uyandırmıştı. Dizi bir çok gerçek olayı referans almakla kalmayıp bu olayları dizideki komplo teorilerine başarılı bir şekilde dahil etmesi açısından da ses getirmişti.

Dizinin diğer bir etkileyici ögesi de hiç şüphesiz müziği. Cristobal Tapia de Veer tarafından bestelenen dizi müziği 2013 ekim ayında Utopia adı altında soundtrack albüm olarak piyasaya sürüldü.

Dizi konusunun kafalarda daha net oturması açısından dizinin ana karakterleri ile ilgili özet bilgilerle yazıya devam etmek isabetli olacak.

Jessica Hyde

Fiona O’Shaughnessy’nin canlandırdığı Jessica Hyde, dizinin baş karakteri olup kendini bildi bileli Şebeke’den kaçmaktadır. Philip Carvel’ın kızıdır.

Philip Carvel

Tüm olayların yaşanmasının baş sorumlusu olan Philip Carvel, birinci sezon boyunca boy göstermezken 2. sezonda Ian McDiarmid tarafından günümüzdeki hali ve Tom Burke tarafından da gençliği (1970li yıllar) canlandırılmıştır.

Arby

Neill Maskell’in canlandırdığı Arby, kiralık katil olup Şebeke için Ütopya Nüshasını ve Jessica Hyde’ı aramaktadır.

Lee

Paul Ready’nin canlandırdığı Lee, Arby’nin partneri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Becky

Alexandre Roach, Becky karakteriyle karşımıza çıkmaktadır. Çizgi roman forumundaki beş bedeviden biridir. Küçük yaşta annesini kaybetmiş ve gençliğinde de babası gizemli bir hastalığa yakalanmış ve ölmüştür. Babasının ölümünün Ütopya Nüshasıyla bir  ilgisi olduğuna kendini inandırmış ve kendini gerçeği ortaya çıkarmaya adamıştır. Kendisinde de gizemli Deel Sendromu mevcut olup semptomlarını durdurmak için toraxcin adlı bir ilaç almaktadır.

Ian Johnson

Nathan Stewart-Jarrett, forumdaki elemanlardan bir diğeri olan Ian Johnson karakterini canlandırmaktadır. Kendisi otuzlu yaşlarında olup dünyanın en sıkıcı işlerinden biri olan IT departmanında çalışmakta ve halen annesiyle yaşamaktadır. Bu özelliklerine rağmen her iki sezonunda da gerek Becky gerekse Jessica ile olan yakın temaslarıyla dizide mantık aranmaması gerektiğini bir kez daha hatırlatmıştır.

Wilson Wilson

Adeel Akhtar, Wilson Wilson adlı komplo teorileriyle kafayı bozmuş anti-sosyal bir karakteri canlandırmaktadır.

Grant Leetham

Oliver Woolford, 11 yaşında sorunlu bir çocuk olan Grant Leetham’ı canlandırmaktadır. Babası olmayan Grant’ın annesi ise bakıma muhtaç bir haldedir. O da ekmek arası mayonezle büyümeye çalışmaktadır.

Michael Dugdale

Paul Higgins, Sağlık Bakanı’nın özel kalemi olan Michael Dugdale rolünde karşımıza çıkmaktadır. Acemi bir çapkın olan Michael, Anya isimi bir Rus fahişe ile ilişkiye girmiş ve onu hamile bırakmıştır. Bunun üzerine Şebeke üyeleri tarafından şantaj yapılarak; Sağlık Bakanı’nın aslında var olmayan “Rus Gribi” için milyonlarca sterlinlik aşı alımını onaylaması için ikna etmesi istenmiştir. Bu aşının önemi daha sonraki bölümlerde ortaya çıkmaktadır.

Milner

Geraldine James, karizmatik MI5 ajanı olan Milner karakterini canlandırmıştır.

Alice Ward

Emilia Jones tarafından canlandırılan Alice karakteri, iyi halli bir ailenin tatlı küçük kızı iken parkta Grant’la tanışmasıyla olaylara dahil olmuştur. Dahil olduğu andan itibaren de bambaşka bir ruh haline bürünerek oldukça iyi bir performans sergilemiştir.

Dizinin finali, otobüs terminalinde bekleyen bir erkek ve çocuklu bir kadının arasında geçen ilginç bir diyalogla son buluyor. Dizinin ana konusunu özetleyen bu son sahneyle yazıyı sonlandırmanın isabetli olacağını düşünüyorum.

 Utopia - terminal

erkek: Çok yaşa.
kadın:  Afedersiniz. Grip oldu da.
erkek: Etrafta yayılmış.
kadın: Hadi bakalım, işte böyle. Birazcık kestir. Güzel bir yere mi gidiyorsunuz?
erkek: Birazcık uzaklaşacağım. Kimsenin beni bulamayacağı bir yere.
kadın: Tanrım, kulağa harika geliyor. Biz de tatile gidiyoruz, Güney Fransa’ya.
erkek: Harika. Otobüsle gitmek için uzun yol.
kadın: Biliyorum. Sadece, bilirsiniz işte… Çevre.
erkek: Evet, hepimiz bunu düşünmeliyiz.
kadın: Kulağa bir mankafa gibi gelmek istemem ama, hepimizin bir sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. Öyle işte.
erkek: Tabii, haklısınız. Hepimizin var. O zaman neden ona sahip oldunuz?
kadın:Pardon?
erkek: Hiçbir şey karbonu birinci sırada, insanoğlu gibi kullanmaz. Yine de bir tane yarattınız. Niye? Bunu niye yaptınız? Yaşamı boyunca 515 ton karbon üretecek. 40 kamyon eder. Ona sahip olmak neredeyse Paris’e 6500 uçuşa eş değer bir şey. Yılda 90 kere uçabilirsiniz, gidiş ve dönüş. Neredeyse hayatınızın her haftasında. Yine de onun doğumunun gezegene verdiği etkinin aynısı olmaz.
kadın: Evet, ama sanmıyorum ki…
erkek: Böcek ilaçları, deterjanlar, yüksek miktarda plastikler, onu sıcak tutmak için kullanılan nükleer yakıtlar. Onun doğumu bencilce bir davranıştı. Acımasızcaydı. Diğerlerinin acı çekmesine neden oldunuz. Aslında ne olduğunu önemsiyor olsanız, onun boğazını şuracıkta kesersiniz.
kadın: Pardon?
erkek: Sizin için ben de yapabilirim. Bıçağımı çıkarırım, boynunda bir yarık açarım, sonra da uzaklaşırım. Benim otobüsüm orada. Siz de insanlığın geleceğini için kendi kısmınızdan fazlasını yapmış olursunuz. Hemen şimdi yapabilirim. Bak bana, konuşmaya dalmışım. Sanırım ayrılmak üzereler. Umarım gribi atlatır. Belki de atlatmamalı.

Etiket: ,


Yazar Hakkında

1985 doğumlu. Evli. Eczacı. Bilim-kurgu ile ilgili kitap, çizgi roman, film, dizi, belgesel vs. nin yakın takipçisi.